YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3155
KARAR NO : 2019/4560
KARAR TARİHİ : 15.04.2019
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 21.02.2017 tarihli bu hükme karşı davalı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda “Davalı erkeğin ortak çocuk için tedbir ve iştirak nafakası talebi yönünden istinaf talebinin kabulüne, velayeti babasına verilen çocuğun hangi tarihten itibaren fiilen baba yanında kaldığı belirlenmek ve sonucuna göre çocuk yararına tedbir nafakasına ilişkin olumlu ya da olumsuz karar verilmesi yönünden eksik inceleme sebebi ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmektedir.
HMK’nın 353/l-a-6. maddesinde, ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir. İşbu dosyada, ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tanıkların beyanları alınmış, tarafların sosyal ve ekomik durum araştırması yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinde, bölge adliye mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebepleri tadadi olarak değil tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunda sayılan geri gönderme sebepleri arasında “Delillerin eksik toplanması” bulunmamaktadır. “Delillerin hiç birinin toplanmaması ve gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi” vardır. Bölge adliye mahkemesince verilen kararda ortak çocuk açısından tedbir ve iştirak nafakası yargılamanın her aşamasında istenebileceği, ortak çocuğunun velayeti babaya verildiği halde, çocuk için tedbir ve iştirak nafakası hususunda karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle çocuğun hangi tarihten itibaren fiilen baba yanında kaldığı tespit edilerek,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, küçüğün yaşı ve ihtiyaçları dikkate alınarak davalının çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakası talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerektiği yönünden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince deliller toplandığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/l-a-6. maddesi uyarınca eksik hususların ikmali için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eksik delillerin toplanması konusunda özellikle HMK’nın 353, 354 ve 373. maddeleri ele alındığında da, kanundaki düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler değerlendirildiğinde de, eksik delillerin bölge adliye mahkemesince toplanması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde bölge adliye mahkemesince çocuğun hangi tarihten itibaren fiilen baba yanında kaldığını belirlemek ve tüm delillerle birlikte değerlendirilerek ortak çocuk yararına tedbir nafakası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 15.04.2019 (Pzt.)