Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2018/825 E. 2019/4718 K. 15.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/825
KARAR NO : 2019/4718
KARAR TARİHİ : 15.04.2019

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı erkeğin yasal süresi içerisinde davaya cevap verdiği ve usule uygun şekilde tanık deliline dayandığı cevap dilekçesinin içeriğinden anlaşılmaktadır. Delil, çekişmeli hususların ispatı için gösterilir. Çekişmeli hususlar ise ön inceleme duruşmasında tespit edilir (HMK m. 140/1). Tarafların anlaştıkları ve ayrıştıkları hususlar tespit edilmeden delil göstermeleri beklenemez. Mahkemece; davacı vekilinin huzurunda, davalı erkeğin yokluğunda 27.04.2016 günü ön inceleme duruşması yapılmış, ön inceleme duruşmasında tarafların anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiş, taraflara dayandıkları delillerini sunmaları yönünde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140/5. maddesi uyarınca kesin süre verilmiş, hazır bulunmayan davalıya ise ihtaratın duruşma zaptının tebliği yoluyla yapılmasına karar verdikten sonra, tahkikat duruşmasının 08.09.2016 günü yapılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, 08.09.2016 tarihli tahkikat duruşmasının 2. nolu ara kararı ile “Davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi ve delillerini yada tanık isimlerini bildirmemesi, davacı tarafın da tanıkların dinlenmesine muvafakat etmemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun en son almış olduğu karar da dikkate alınarak hazır olan davalı tanıklarının dinlenmesine yer olmadığına” karar vererek davalının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243/1 maddesi

uyarınca hazır bulundurduğu tanıkları dinlememiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı erkek süresinde verdiği cevap dilekçesinin içeriğinde tanık deliline dayanmıştır. Ayrıca; mahkemece, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 144/1. maddesi uyarınca davalıya gönderilmesi zorunlu olan ve içinde davalı yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140/5 maddesi ihtarını içeren ön inceleme duruşma zaptının bulunduğu tahkikat duruşması tebliğ mazbatası “Haber bırakılan komşu isminin bulunmaması” nedeniyle usulsüzdür. Bu haliyle davalının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140/5. maddesi uyarınca verilen kesin süreye riayet etmediğinden de bahsedilemez. Kaldı ki; 08.09.2016 tarihli oturumda, davalı vekili tanıklarının hazır olduğunu bildirerek dinlenilmelerini talep etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 243/1. maddesine göre “Tanık davetiye ile çağrılır. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.” (HMK m.243/1). Yasal sebep bulunmadıkça gösterilen tanığın dinlenmemiş olması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır. O halde, davalının hazır bulundurduğu tanıklarının dinlenip delillerin hep birlikte değerlendirilerek sonucu itibariyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmeyerek, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 25.09.2017 tarih, 2017/675 esas ve 2017/794 sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesine göre KALDIRILMASINA, Bursa 6. Aile Mahkemesi 16.11.2016 tarih, 2015/1089 esas ve 2016/1110 sayılı kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyize konu diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 15.04.2019 (Pzt.)