YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1433
KARAR NO : 2019/6902
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVACI-DAVALI :…
DAVALI-DAVACI :…
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile aleyhine hükmedilen tazminatlar ve tedbir, yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı-davalı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davası ile davalı-davacı erkek tarafından açılan birleşen boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince erkeğin boşanma davasını reddine, kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş; kadına maddi ve manevi tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına ve velayeti anneye verilen Rana için tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı erkek tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince erkeğin kendi davasının reddi ve kusur belirlemesine ilişkin istinaf talepleri kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesi, aşırı kıskanç davranışları olan ve çevreye eşinin sadakatsiz olduğunu söyleyen erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmetmiş; bölge adliye mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf talebi kabul edilerek; kıskanç olan ve çevreye eşinin sadakatsiz olduğunu söyleyen erkeğin güven sarsıcı davranışları bulunan kadına göre ağır kusurlu olduğuna hükmedilmiştir.
Tarafların bölge adliye mahkemesi tarafından kabul edilen ve gerçekleşen kusur durumlarına göre, kıskanç davranışları olan ve çevreye eşinin son olaydaki davranışlarını anlatan erkek ile güven sarsıcı davranışları bulunan kadının eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken davalı-davacı erkeğin ağır kusurlu olarak kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK m. 174). Bölge adliye mahkemesince davalı-davacı erkeğin, davacı- davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.11.06.2019 (Salı)