YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1961
KARAR NO : 2019/4543
KARAR TARİHİ : 11.04.2019
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması – Kefaletin İptali
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka tarafından; ipoteğin kaldırılması davası ve kefaletin iptali davasında tefrik kararı verilmesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı İş Bankası A.Ş’nin kefelatin iptali davasında verilen tefrik kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince, kefaletin iptaline ilişkin talebin Borçlar Kanunu’nundan kaynaklandığı gerekçesiyle kefaletin iptaline ilişkin talebin tefrik edilerek yeni esasa kaydedilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, temyiz edilebilen kararları düzenleyen 361. maddesi “(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir.” Hükmünü içermekte olup,anılan madde hükmünde, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin “Temyizi kabil nihai kararlarının” temyizi mümkün olduğu öngörülmüştür.
Aynı Kanunun 168/1. maddesinde ise “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında, davalı vekili tarafından ayırma kararına karşı temyiz isteğinde bulunulmuş ise de, anılan hüküm uyarınca ayırma kararının tek başına temyizi mümkün olmadığından davalı vekilinin ayırma kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı İş Bankası A.Ş’nin ipoteğin kaldırılması davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davalının ayırma kararına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, ipoteğin kaldırılmasına davasına yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 154.30 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 11.04.2019 (Prş.)