Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/2124 E. 2019/8745 K. 16.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2124
KARAR NO : 2019/8745
KARAR TARİHİ : 16.09.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vasisi tarafından, kusur belirlemesi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 16.09.2019 günü temyiz eden davalı … vasisi … vekili Av. … ve müdahillik talebinde bulunduğunu söyleyen… vekili olduğunu söyleyen Av. … geldiler. Karşı taraf davacı … mirasçısı … ve vekilleri gelmedi. … adına müdahillik talebinde bulunan Av. …’in, dosyanın yapılan incelemesine göre müdahillik talebinin reddine oybirliğiyle karar verildi. Duruşmaya gelen davalı … vasisi … vekili Av. …’in konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasında mahkemece verilen tarafların boşanmalarına dair ilk hüküm, davalı kadının temyizi üzerine Dairemizin 07.07.2014 tarihli ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davalı kadın tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş, Dairemizin karar düzeltme incelemesi neticesinde, davacı erkeğin 19.07.2014 tarihinde öldüğünden bahisle onama ilamının kaldırılmasına, davanın konusuz kaldığından bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda boşanma davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiş, bu karar da davacının mirasçısı ve davalı kadın tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.10.2016 gün, 2016/5176 esas ve 2016/13464 karar sayılı ilamı ile …Davada, davalı kadının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Türk Medeni Kanunu’nun 405. veHukuk Muhakemeleri Kanununun 56. maddesi uyarınca davalı kadının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur “ şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiş, davacının mirasçısının karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı doğrultusunda sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmuş, sulh hukuk mahkemesinin 12.07.2018 tarih, 2018/143 esas ve 2018/847 karar sayılı ilamı ile davalının kısıtlanmasına, kendisine …’in vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Bu durumda uyulan bozma ilamı doğrultusunda ihbarda bulunulması üzerine davalı kadının kısıtlanarak vesayet altına alındığı anlaşılmakla davalının hareketlerinin iradi olduğundan söz edilemez. Davalının kendisine kusur isnat edilmesi mümkün değildir. O halde, davalının kusurunun bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 2.037 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.09.2019 (Pzt.)