Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/694 E. 2019/5962 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/694
KARAR NO : 2019/5962
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından tazminat miktarları, ortak çocuk … yararına hükmolunan iştirak nafakası miktarı ile faiz talebi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve kadın yararına hükmolunan nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece davalı erkeğin sadakat yükümlüğünü ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi gereğince boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Erkeğe yüklenen eşini aldattığı vakıasına yönelik tanık beyanları kadından duyuma ilişkin olup, kanıtlanmadığı gibi tanık beyanına göre kadının aktardığı bu vakıadan sonra tarafların evlilik birliğini devma ettirip bir süre birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu durum, önceki yaşanan olaylardan dolayı eşlerin birbirlerini affettiklerini veya en azından hoşgörüyle karşıladıklarını gösterir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı kadının tüm, davalı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispat edilememiştir. Bu husus gözetilmeden davalı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamıştır.
c-Davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispatlanamamış olup kusursuz olan eş aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. O halde davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
d-Mahkemece verilen ilk hükümde davacı kadın yararına 150 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş olup bu karar davacı kadın tarafından temyiz edilmemiş, kararı davalı erkek temyiz etmiştir. Erkeğin temyizi üzerine hüküm Dairemizce sözlü yargılamaya çağrılmaması nedeniyle davalı erkek yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararma uyulmakla yoksulluk nafakası yönünden davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Usuli kazanılmış hak hususu gözetilmeksizin bozma üzerine verilen temyize konu kararda kadın için takdir edilen yoksulluk nafakasının artırılarak 250 TL’ye çıkarılması doğru olmadığı gibi, davacı kadının 200 TL yoksulluk nafakası talebi olduğu halde talep aşılarak (HMK.m.26) aylık 250 TL. yoksulluk nafakasına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2-b., 2-c. ve 2-d. bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 176.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.14.05.2019 (Salı)