Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/8412 E. 2020/1254 K. 19.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/8412
KARAR NO : 2020/1254
KARAR TARİHİ : 19.02.2020

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Taraflarca karşılıklı boşanma istemli açılan davada yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince tarafların eşit kusurlu olduğundan bahisle her iki tarafında davası kabul edilmiş, karar erkek tarafından, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların reddi yönünden istinaf edilmekle, bölge adliye mahkemesince erkeğin istinaf itirazları esastan reddedilmiştir. Verilen karar yukarıda gösterildiği gibi temyiz edilmiştir.
Tarafların mahkemelerce kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının, davalı-karşı davacı erkeğe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bölge adliye mahkemesince kusur değerlendirmesinin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde kusur belirlemesi yapılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Türk Medeni Kanunu’nun 174/2 maddesi, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m.4, TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.19.02.2020 (Çrş.)