YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1680
KARAR NO : 2021/3764
KARAR TARİHİ : 24.05.2021
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından, her iki davanın tamamı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise maddi tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz dilekçesinin verilme usulü 6100 sayılı HMK’nın 364 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre; temyiz, dilekçe ile yapılır. Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtay’ın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde verilebilir. Temyiz dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Somut olayda, temyize konu karar 27.01.2021 tarihinde davalı-davacı kadın vekiline usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilmiş olup, temyiz başvuru dilekçesi 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 15.02.2021 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı-davacı kadının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
3-Dosyanın incelenmesinden, davalı-davacı kadının çalıştığı, sürekli ve düzenli geliri olduğu tespit edildiğinden boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı kadının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 3. bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Dilek’e yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran Coşkun’a geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.05.2021 (Pzt.)