Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/418 E. 2021/4910 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/418
KARAR NO : 2021/4910
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.06.2021 günü temyiz eden davacı … vekili Av. … ve karşı taraf davalı … vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde; … Mahallesinde bulunan dava konusu bağımsız bölümün %68 hissesine kendisinin, kalan %32 hisseye ise 21.04.2014 tarihinde ölen eşi …’in malik olduğunu, evlilik birliği içerisinde bu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını, halen bu taşınmazda mukim olduğunu, taşınmazın diğer mirasçılar tarafından izaleyi şuyu davasına konu edildiğini belirterek taşınmazın aile konutu olarak tespiti ile aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahalli mahkemece davacı ve …’in 11/09/1993 tarihinde evlendikleri muris …’in 21/04/2014 tarihinde vefat ettiği böylece davacı ile muris arasındaki evliliğin ölüm ile 21/04/2014 tarihinde sona ermiş olduğu anlaşıldığından evlilik birliğinin sona ermesinden sonra aile konutu şerhi konulması yasal olarak mümkün olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. (HUMK m.76) Somut olayda davacı, hissedar olduğu konutun, aile konutu olduğunun tespitini istemiştir. Davacının, Türk Medeni Kanununun 240. ve 652. maddelerinin kendisine tanıdığı hakları kullanabilmesi için, böyle bir tespit kararı istemekte hukuki yararı mevcuttur. O halde, mahkemece yapılacak iş; tarafların tüm delillerini toplayıp, gerektiğinde keşif de yapılıp, bu konutun aile konutu olup olmadığını tespit etmekten ibarettir. Açıklanan husus üzerinde durulmadan yasal olmayan gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 3.050 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.06.2021 (Çrş)