YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5402
KARAR NO : 2022/3986
KARAR TARİHİ : 26.04.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı-Katılma Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 26.04.2022 günü temyiz eden davacı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davalı … ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava katkı payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre; davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Davacının davaya konu 7948 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki B ve C blokta yer alan iki konuta ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasanın 141/3. maddesi; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmünü amirdir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de mahkeme kararlarının kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendine göre mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27/2-c).
Mahkemece, hükümde dava konusu şirket hissesi, 273 ada 5 parsel ve banka hesabı nedeniyle alacağa hükmedilmiş, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, fakat davaya konu 7948 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin talebin neden reddedildiği açıklanmamıştır. Açıklanan nedenlerle karar gerekçesiz olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesindeki unsurları içermemektedir. Bu haliyle gerekçesiz şekilde karar oluşturulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
b)Davacının davaya konu 314 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, bu taşınmazın davalıya ait olduğu konusunda dosya kapsamında bir bilgiye rastlanmadığından bu taşınmaz yönünden talebin reddine karar verilmiş ise de, bu taşınmaza ilişkin kayıtlar dosya içerisine alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece öncelikle taşınmaza ilişkin tapu kaydı ilk oluştuğu tarihten itibaren tedavülleri ile birlikte tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek ve tarafların sunduğu deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmişir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının yukarıda (2-a) ve (2-b) bentlerinde gösterilen sebeplerle KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddi ile hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 3.815 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 26.04.2022 (Salı)