YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6971
KARAR NO : 2021/6531
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalı …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın, eşi davalı … adına kayıtlı olan aile konutu niteliğindeki taşınmazın (TMK m. 194) bilgi ve rızası dışında eşi tarafından diğer davalı …’a satıldığını belirterek davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile yeniden davalı … adına tapuya tescilini ve taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı kadın tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 15.10.2019 tarih, 2019/3066 esas sayılı ilamı ile davalı eşin dava konusu aile konutu olan taşınmazı, diğer davalı …’a satış yoluyla devrettiği, yapılan yargılama ve toplanan delillerle bu işlem sırasında davacı eşin açık rızasının alındığının ispatlanamadığı, buna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2.maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
İlk derece mahkemesince; davacının talebi ve mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, infazı mümkün olmayacak şekilde, dava konusu taşınmazın davalı …’e satışına ilişkin işlemin iptaline şeklinde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.27.09.2021 (Pzt.)