YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7171
KARAR NO : 2021/8532
KARAR TARİHİ : 22.11.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatlar azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî (TMK m. 174/1-2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Mahkemece; tarafların ekonomik sosyal durumları gerekçesi ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmişse de; boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu, yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasından ve dosya kapsamından, erkeğin Türkiye genelinde kendi ismiyle bilinen birden çok işyeri bulunduğu gibi adına kayıtlı birden fazla araç ve gayimenkul bulunduğu, dosya kapsamından gelirinin de yüksek miktarda olduğunun anlaşıldığı, davalı-davacı kadının özel okulda öğretmen olarak çalıştığı, 2018 yılında tespit edilen gelirinin 2200 TL olduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, asgari yaşam gereksinimlerini karşılamada dahi olumsuz yönde etkileneceğinin açıkça anlaşıldığı, bu durumda Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşullarının davalı-davacı kadın bakımından oluştuğu anlaşılmakla, kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesinin kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Uğur’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 292.10 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Özlem’e geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 22.11.2021 (Pzt.)