YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7692
KARAR NO : 2021/9771
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Çocuğun Annesinin Soyadını Kullanmaya İzin
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı anne velâyeti altındaki çocuğun soyadının kendi kızlık soyadı ile değiştirilmesini talep etmiş ve babayı davalı olarak göstermiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, davacı annenin istinafı üzerine incelemeyi yapan bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Velayet altındaki çocuğun soyadının değiştirilmesi davası aynı zamanda nüfus kayıtlarının da düzeltilmesini gerektirdiğinden, nüfus müdürlüğünün yasal hasım olarak davada yer alması gereklidir. İlk derece mahkemesi tarafından Nüfus Müdürlüğünün davadan haberdar edilerek davada yer almasının sağlanması gerekirken yazılı şekilde eksik hasımla davanın görülmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir (HMKm. 122). Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ya da davalının cevap vermemesi halinde beklenmeksizin mahkemece ön inceleme duruşma günü belirlenir ve taraflar ön inceleme duruşmasına davet edilir (HMK m. 139). Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir. Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez (HMK m.l 37).
Somut olayda, mahkemece davalı erkek tarafından sunulan cevap dilekçesinin davacı kadına tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda cevap dilekçesi davacı kadına tebliğ edilmeden ve dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, davacı kadının savunma hakkı kısıtlanmıştır (HGK 17.12.2014 tarih, 2013/1372 esas, 2014/1065 karar). O halde mahkemece yapılacak iş, davalı erkeğin cevap dilekçesinin davacı kadına usulünce tebliği ile davacı kadına cevaba cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün taraflara tebliği, bundan sonra ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m. 140), taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen deliller toplanıp, birlikte değerlendirerek bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilemsine oy birliğiyle karar verildi. 20.12.2021 (Pzt.)