YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7987
KARAR NO : 2021/9950
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması (çekişmeli)
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından reddedilen kısım yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. 23.12.2021 (Prş.)
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu ½ hissesi davalı eş … adına kayıtlı taşınmazın tarla vasfında olduğu ve üzerinde zemin, bir normal kat ve bir çatı katından oluşan binanın bulunduğu, taşınmaz üzerine davalı … lehine 24.03.2015 tarihinde ipotek tesis edildiği tartışmasızdır. Mahallinde yapılan keşif sonrasında bilirkişi tarafından düzenlenen raporda zemin üstü birinci katta bulunan bölümün aile konutu olarak kullanıldığının belirtilmesi üzerine mahkemece davalı eş hissesi üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ve bu taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiş, kararın istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ipoteğin aile konutu olarak kullanılan daire ile sınırlı olmak üzere kaldırılmasına, aile konutu olarak kullanılan konut üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 03.03.2015 tarih, 2014/20775 Esas, 2015/3452 Karar sayılı ilamında; “Mahkeme infaza elverişli hüküm kurmak zorundadır. Arsa üzerindeki binanın bulunduğu kısmın, arsanın bütününden ifraz edilmesi ve bağımsız bir tapuya bağlanması mümkün olmadığına göre, taşınmazın tamamı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bu husus dikkate alınmadan binanın bulunduğu kısımla sınırlı şekilde ipoteğin kaldırılması usul ve kanuna aykırıdır” denilmek suretiyle arsa vasıflı taşınmazda ipoteğin belli bir alanla sınırlı olarak kaldırılmasına ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4721 sayılı TMK’nın 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yapıların, bitkilerin ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır. Genel kuralı oluşturan bu hükümler dikkate alındığında taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların mülkiyetinin kural olarak arzın mukadderatına tabi olacağı, muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemeyeceği, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça muhtesatların mülkiyetinin taşınmaz maliklerinden başka birine veya maliklerden bir veya birkaçına ait olduğunun tespitinin dava edilemeyeceği kuşkusuzdur. (YHGK T: 21.06.2006, E: 2006/1-362 K: 2006/454, Yargıtay 18. HD T: 28.09.2009, E: 2009/7174, K: 2009/7480, Yargıtay 6. HD T: 28.05.2009, E: 2009/3039, K: 2009/4995, Yargıtay 8. HD T: 20.10.2014, E: 2014/998, K: 2014/18642 sayılı kararları ).
Kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmemiş bir yapıdaki bir bölümün tapuda bağımsız bölüm olarak kaydı mümkün olmadığından, arsa üzerindeki zemin, bir normal kat ve çatı katından oluşan binanın bir bölümü ile sınırlı olarak verilecek kararın tapu kütüğüne şerh olarak işlenmesi yasal olarak mümkün değildir. Bu durumda tarla üzerindeki zemin, bir normal kat ve çatı katından oluşan binadaki bir bölümle sınırlı olarak ipoteğin kaldırılmasına ilişkin hükmün infazı da mümkün olmayacaktır.
Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklanan nedenlerle tapuda tarla vasfı ile kayıtlı olup üzerinde bulunan ve kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmemiş yapıdaki bir bölümün ayrılarak bu bölüme ilişkin olarak ipoteğin kaldırılmasına ilişkin karar usul ve kanuna aykırı olup, infazı da mümkün olmadığından, ilk derece mahkemesinin ilk kararında olduğu gibi davanın tümden kabulü ile dava konusu tarla vasıflı taşınmazdaki davalı eş hissesi üzerine davalı … lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, üzerinde bulunan zemin, bir normal kat ve bir çatı katından oluşan yapının bir bölümünün ayrılarak infazı mümkün olmayacak şekilde bu bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi doğru olmadığından ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.