YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9365
KARAR NO : 2021/10090
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma davası ve nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası, reddedilen tazminat talepleri ile lehine hükmedilen nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı-davacı kadın erkeğin davasına verdiği cevap dilekçesinde ve birleşen boşanma davasında yoksulluk ve iştirak nafakası talep etmediği gibi bu haklarını saklı tuttuğunu açıkça belirtmiştir. Taleple bağlılık ilkesine göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Bu nedenle davalı-davacı kadının yoksulluk nafakası ve ortak çocuk lehine iştirak nafakası talebi bulunmadığı halde yazılı şekilde kadın lehine yoksulluk nafakasına ve ortak çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
b-Yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizin uyulan bozma ilamı ile; davacı-davalı erkeğin kadına sürekli fiziksel şiddet uyguladığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği, davalı-davacı kadının da erkeğe hakaret ettiği ve fiziksel şiddete yönelik davranışta bulunduğu, mevcut delil durumuna göre gerçekleşen iş bu kusurlar nazara alındığında boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Boşanmaya sebep olan olaylarda yukarıda 2/b. bentte açıklandığı üzere davacı-davalı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Davalı-davacı kadın yararına TMK’nın 174/1-2. maddesi koşulları oluşmuştur. O halde davalı-davacı kadın lehine tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 51) dikkate alınarak uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdir edilmesi gerekirken, yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddî ve manevî tazminat isteklerinin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b, 2/b ve 2/c. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yukarıda 1/a ve 2/a. bentlerde gösterilen sebeplerle reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27.12.2021 (Pzt.)