YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9466
KARAR NO : 2021/10012
KARAR TARİHİ : 23.12.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı banka tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, davalı eş tarafından kendisinin haberi ve izni olmadan üzerinde ipotek tesis edildiğini ileri sürerek, ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş (TMK m. 194), ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş,, kararın temyiz edilmesi üzerine ise Dairemizin 04.03.2020 tarihli 2020/1075 esas, 2020/1788 karar sayılı ilamı ile “dava konusu taşınmazın tapuda “Arsa” vasfıyla ve davalı eş adına kayıtlı olduğu, inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda taşınmaz üzerinde ruhsatı olmayan kagir tek katlı evin olduğunun belirtildiği,dava aile konutu olarak kullanıldığı ileri sürülen taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına yönelik olduğuna göre, öncelikle aile konutu olarak kullanılan bölümün belirlenmesi gerektiği, bu durumda, mahkemece taşınmazın vasfının tapu kaydına arsa olarak gözüktüğü hususu da nazara alınarak, dava konusu taşınmazda usulünce keşif yapılıp, ipotek tesis tarihinde ve halen tarafların aile konutu olarak kullandıkları bağımsız bölümün belirlenmesi, uzman bilirkişilerden “Aile konutu” olarak kullanılan bölümün kroki ve harita üzerinde işaretlenmesinin istenmesi, aile konutu olarak kullanılan bu bölümün değerinin belirlenip, bu bölümle sınırlı olacak şekilde ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yargılama yapan ilk derece mahkemesi tarafından bozmaya uyulmasına karar verilmiş, bozma gereği olarak mahallinde keşif yapılmış ancak “ aile konutu ile arsanın bölünemeyeceği kanaati ve Türk Medeni Kanunun 194/1 maddesi malik olmayan eşin açık rızası bulunmayan işlemin kesin hükümsüz olduğu ,davaya konu edilen taşınmaz üzerine konulan ipoteğin taşınmazın tümü üzerinden kaldırılması gerektiği” gerekçesi ile dava konusu taşınmazın tamamına yönelik olarak ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı banka tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Temyiz edilen hükmü Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararına uyulmasına karar verdikten sonra bu kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, bozma kararı doğrultusunda karar vermek zorundadır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği konularda açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla, bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır
Somut olayda; ilk derece mahkemesince, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Dairemizce aile konutu olarak kullanılan bölümün kroki ve harita üzerinde işaretlenmesinin istenmesi, aile konutu olarak kullanılan bu bölümün değerinin belirlenip, bu bölümle sınırlı olacak şekilde ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş olmasına karşın; bozma ilamına uyulmasına karar veren ve bu doğrultuda keşif yapan ilk derece mahkemesinin yazılı gerekçe ile bozma öncesi kararı ile aynı hükmü tesis ederek taşınmazın tamamı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23.12.2021 (Prş.)