YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9949
KARAR NO : 2021/9818
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda; ilk derece mahkemesi tarafından kadının davasının kabulüne ve erkeğin davasının reddine karar verilerek boşanmanın ferilerine hükmedilmiştir. Hükme karşı davalı-davacı erkek her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuş ve bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı-davacı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmiştir.
Davalı-davacı erkek karşı dava dilekçesinde, kadının işyeri arkadaşı ile güven sarsıcı davranışları olduğuna vakıa olarak dayanmıştır. Tarafların ortak çocuğu … ifadesinde, babasının annesinin işyeri arkadaşı ile ilişkisi olduğu yönündeki beyanlarına kızdığını, bir gün mesajlarını gördüğünü ancak inanmak istemediğini, annesini arayıp ulaşamayınca annesinin duruma sinirlenip kendisini evden uzaklaştırdığını, sonraki süreçte annesi ile … isimli kişiyi arabada gördüğünü, …’in boşandığı eşinin de annesi nedeniyle ayrıldıklarını söylediğini ve ikisini birlikte görüp fotoğraflarını çektiğini beyan etmiştir. Ortak çocuğun arkadaşı … de kadını yağmurlu bir günde arabada bir erkekle gördüklerini ifade etmiştir. Mahkeme, …’ın ifadesinin duyuma dayalı olduğundan ve annesi tarafından evden uzaklaştırılması nedeniyle aralarında husumet olduğundan bahisle, beyanlarına itibar etmemiştir. Davacı-davalı kadın dilekçelerinde, …’ı evden uzaklaştırmasının nedeninin kardeşinin yanında kız arkadaşı ile uygunsuz davranışlarda bulunması olduğunu belirtmesine karşın; 22/9/2018 tarihli kolluk ifadesinde oğlunun kendisini arayıp eve çabuk gelmesini söyleyerek tehdit ettiğini beyan ederek evden uzaklaştırılmasını talep etmiştir. Yine, kadının dilekçelerinde 28/11/2018 günü çocuğu …’ın hasta olması nedeniyle onu … ile birlikte hastaneye götürdüklerini söylemesine karşın; 29/11/2018 tarihli kolluk beyanında havanın aşırı yağmurlu olması nedeniyle …’in kendisini eve bıraktığını belirtmiştir. Davacı-davalı kadının kolluktaki beyanları ile ortak çocuk …’ın ve arkadaşı …’nin ifadeleri örtüştüğünden, aralarında husumet bulunduğundan bahisle, …’ın samimi beyanlarına itibar edilmemesi doğru bulunmamış ve kadının işyerindeki erkek arkadaşı ile güven sarsıcı davranışlarının olduğu anlaşılmıştır. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunmaktadır. Olayların akışı karşısında davalı-davacı erkek dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, erkeğin davasının kabulüne karar verilecek yerde, hatalı gerekçe ve kusur belirlemesiyle erkeğin davasının reddi doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.20.12.2021 (Pzt.)