YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10029
KARAR NO : 2023/753
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı -karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalının 2012 yılında evlendiklerini, davalının evde sürekli kavga çıkardığını, hakaret ve beddua ettiğini, evi terketmeyi alışkanlık hale getirdiğini, bu nedenlerle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-.karşı davacı kadın vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilin sabah altıda kayınvalidesinin evine indiğini, ev işlerini yaptığını, işleri bittiğinde saat 23.00’te ancak evine çıkabildiğini, müvekkilin çocuğu olmadığı için büyük bir baskı altında kaldığını,müvekkilinin tedavi olmak için ameliyat olduğunu, 2019 yılının Kurban Bayramı’nda ise davacının müvekkili babasının evine götürdüğünü ve bir daha gelip almadığını, eve geri dönmek için eşini arayan müvekkile ise eve gelme diyerek, elektriği suyu kestirdiğini söylediğini, davacının evlilik birliğinin sonlanmasında tam kusurlu olduğunu, bu nedenlerle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, müvekkili lehine 150.000,00 TL maddî-manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflarca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle dayalı boşanma davası ve fer’îleri istemlerine ilişkin açılan dava ve karşı davanın yapılan yargılaması sonucunda Hatice’nin çocuğunun olmaması sebebiyle onu terkettiği, babaevine bırakarak bir daha da arayıp sormadığı, tanık Mihriye’nin beyanlarına göre, …’in Ağustosa kadar çocuğu olmazsa Hatice’yi bırakacağını söylediği, Hatice’nin tedavi olmak istediği ancak bu konuda eşinden gereken desteği görmediği, …’in Hatice’yi babaevine bırakarak terkettiği, Hatice’nin de eşine hitaben ” Allah belanı versin” diyerek beddua ettiği, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu, kusuru daha ağır yada eşit olmayan kadının gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği yine boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatlerinin zedelendiği, bu olaylar sebebiyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı anlaşılan kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakası ve tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile; mahkemece asıl ve karşı boşanma davasının kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası (Türk Medeni Kanun) maddesi uyarınca boşanmalarına, karşı davacı kadın lehine hükmedilen aylık 300 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, davalı-k.davacı kadın lehine 25.000 TL maddî ve 20.000TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; tek kusurlu olanın kadın olup kendisine beddua ettiğini,evi terkettiğini karşı davasının reddi gerektiğini, kadın lehine hükmedilen tazminat ve nafakaların kaldırılmasını, aksi takdirde fahiş olan meblağların indirilmesini beyanla kadının kabul edilen boşanma davası ve fer’ileri yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı-davalı erkeğin erkeğin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun(6100 sayılı Kanun) 353üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadının boşanma davası şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur tespiti, tazminatlar ve nafakalar noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 166 ncı , 174 üncü ve 175 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.