YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10037
KARAR NO : 2023/1890
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/9 K.
DAVA TARİHİ : 21.04.2009
KARAR : Kısmen kabul kısmen ret
Taraflar arasındaki ev eşyalarının aynen, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili ve katkı payı ve katılma alacağı davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili, müvekkilinin evlilik birliği içerisinde satın alınan 06 NP 553 plakalı araç, 38 parsel sayılı taşınmaz, Üçok isimli marketin açılışında ve 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin yapımı sırasında ziynet eşyalarını vererek katkıda bulunduğunu, ayrıca evden ayrılırken müşterek hanede kalan bir kısım ev eşyalarının verilmediğini belirterek; öncelikle bu eşyaların aynen, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsilini; araç, daireler, market ve market işletmesi yönünden de fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini, alacaklara dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep etmiş; davacı vekili 01.12.2010 tarihli dilekçeyle talep miktarı toplam 54.300,00 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili, davacının herhangi bir katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.02.2011 tarihli ve 2009/521 Esas ve 2011/160 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüyle 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının %50 katkısı olduğunun kabulüyle, 42.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; 06 NP 553 plakalı araç yönünden 12.300,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile market yönünden davalının kişisel malı olduklarından talebin reddine; davacı vekili 19.11.2009 tarihli dilekçesiyle ev eşyaları ile ilgili talep ve davasından feragat ettiğinden ev eşyalarına yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.03.2012 tarihli ve 2011/2685 Esas, 2012/1787 Karar sayılı ilamı ile, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olduğu, gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 13.06.2012 tarihli ve 2012/604 Esas , 2012/867 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüyle 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının %50 katkısı olduğunun kabulüyle, 42.000,00 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 06 NP 553 plakalı araç yönünden 12.300,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile market yönünden davalının kişisel malı olduklarından talebin reddine, davacı vekili 19.11.2009 tarihli dilekçesiyle ev eşyaları ile ilgili talep ve davasından feragat ettiğinden ev eşyalarına yönelik davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.05.2013 tarihli ve 2012/10431 Esas, 2013/6657 Karar sayılı ilamı ile, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmediği, gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. Üçüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 02.10.2013 tarihli ve 2013/910 Esas , 2013/1291 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüyle 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının %50 katkısı olduğunun kabulüyle, 42.000,00 TL katkı payı alacağı ile 06 NP 553 plakalı araç yönünden 12.300,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 54.300,00 TL alacağın 10.000,00 TL’sine dava, kalan 44.300,00 TL’sine 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile market yönünden davalının kişisel malı olduklarından talebin reddine, davacı vekili 19.11.2009 tarihli dilekçesiyle ev eşyaları ile ilgili talep ve davasından feragat ettiğinden, ev eşyalarına yönelik davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/22981 Esas, 2015/8490 Karar sayılı ilamı ile, 38 parsel sayılı taşınmazın edinilmesinde davacının katkısını ispatlayamadığı, taşınmazın davalının babasının verdiği para ile alındığının ispatlandığı, Mahkeme işbu taşınmaz yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
D. Dördüncü Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 18.04.2017 tarihli ve 2017/280 Esas , 2017/697 Karar sayılı kararıyla, 06 NP 533 plakalı araca ilişkin verilen kararın 12.300,00 TL katılma alacağı yönünden, 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile market işletmesine ilişkin talebin reddine, ev eşyalarına yönelik talebin de feragat nedeniyle reddine dair kararın bozma ilamı kapsamı dışında kaldığından bu hususlarda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden ilgili talebin reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.03.2019 tarihli ve 2017/13780 Esas, 2019/2612 Karar sayılı ilamı ile, bozma kapsamı dışında kalan hususlar davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmakla birlikte Mahkemece yeniden hüküm kurulması gerektiği, zira bozma kapsamı dışında kalan hususlarda açıkça onama kararı bulunmadığı, bu haliyle kararın infazında tereddüt hasıl olacağı, Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Usulü Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tüm talepler yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına; davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
E. Beşinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece 24.12.2019 tarihli ve 2019/613 Esas , 2019/975 Karar sayılı kararıyla, 06 NP 533 plakalı araç yönünden 12.300,00 TL katılma alacağının 10.000,00 TL’sine dava, kalan 2.300,00 TL’sine 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler, 28 parsel sayılı taşınmaz ile market işletmesine ilişkin talebin reddine, ev eşyalarına yönelik talebin de feragat nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/4006 Esas, 2021/1160 Karar sayılı ilamı ile, hükmün gerekçesiz olduğu; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, her bir dava konusu mal hakkında hüküm kurulmuş ise de yargılama giderleri, vekalet ücreti ve harç yönünden hüküm kurulmamasının hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 06 NP 533 plakalı araç yönünden 12.300,00 TL katılma alacağının 10.000,00 TL’sine dava, kalan 2.300,00 TL’sine 01.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 31741 ada 6 parsel 6 ve 10 nolu bağımsız bölümler, 28 parsel sayılı taşınmaz ile market işletmesine ilişkin talebin reddine; ev eşyalarına yönelik talebin de feragat nedeniyle reddine ve yargılama giderleri, vekâlet ücreti ile harç yönünden de karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili, müvekkilin 38 parsel sayılı taşınmaza katkısı olmadığı kabulünün hatalı olduğunu, Mahkemece vakıaların hatalı değerlendirildiğini, taşınmazın edinilmesine müvekkilinin çalışarak katkısı olduğunu, davalının babasının davalı adına olan hissenin alınmasına katkısı olmadığını, bozma ilamının hatalı olduğunu, müvekkilinin katkısının hesaplanarak alacağın belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ispat, usulî kazanılmış hak noktasında toplanmaktadır. Dava, katkı payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin (742 sayılı Kanun) 170 inci maddesi, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 189 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi, 544 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 646 ncı maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı kadın vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
İşbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.