Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/10074 E. 2023/646 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10074
KARAR NO : 2023/646
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince her iki davanın da kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı karşı davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı erkek vekilince temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından açılan boşanma davasının dava dilekçesi ile özetle; tarafların 2016 yılında görücü usulü ile evlendiklerini, tarafların, erkeğin ailesi ile altlı üstlü farklı dairelerde yaşadıklarını, erkeğin ve ailesinin evliliğin başından itibaren kadının üzerinde psikolojik baskılar kurduğunu, akraba ziyaretleri yapmasını ve arkadaşları ile görüşmesini engellediğini, erkek eşin çocuk istemediğini, erkeğin ve erkeğin annesinin ailesine ve kendisine hakaret ettiğini ve tehditte bulunduğunu, kovduğunu, fiziksel şiddet uyguladığını, belirterek; tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, müşterek çocuk için 1.000,00 TL nafakaya hükmedilmesine, kadın için 1.000,00 TL nafakaya 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; isnat edilen kusurların tamamının gerçek dışı ve yalan olduğunu, kadının solunum cihazına bağlı yaşayan çocuğunu bırakarak kimseye haber vermeden evden ayrıldığını, telefonunda oruspu tayfası diye bir grubun olduğunu, maddîyat üzerine evliliği kurduğunu, annesinin benim kızım yemek yapmasını bilmiyor siz idare edeceksiniz dediğini, kadın eşin ailesinden psikolojik baskı gördüğünü, kadının kendisini anneliğe hazır hissetmediğini söylediğini, evliliklerini kadın eşin ailesinin yönetmeye çalıştığını, ailesinin hakaret ettiğini belirterek, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, erkek lehine 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkek eşin, kadının ailesi ile görüşmediğini ve eşini de görüştürmediğini, eşinin ailesine hakaret ettiğini ve evden kovduğunu, erkek ve annesi çocuğun hasta doğmasından kadını suçladığını, erkek eşin şiddet uyguladığını, annesinin tarafların evliliğine müdahale ettiğini ve erkeğin bunu engellemediğini, balayı sözü verdiği halde tutmadığını; kadının ise, erkeğe hakaret ettiğini, hasta olan müşterek çocuğun bakımı ile yeteri kadar ilgilenmeyerek çocuğu bırakıp baba evine gittiğini, annesinin, erkek eş ve annesine hakaret ettiğini, evliliğine müdahale ettiğini ve davacının bunu engellemediğini belirterek, evlilik birliğini sona erdiren olaylarda erkek eşin kadına nispeten daha ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile, her iki davanında kabulüne tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın lehine 300,00 TL tedbir, 500,00 TL yoksulluk, 20.000,00 TL maddî ve 18.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı karşı davacı erkek vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kadının davasının kabulü, tazminat ve nafakalar ile kendi tazminat talebinin reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ve kusur belirlemesinde, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan kadına tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesinde, boşanma yönünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen, kişilik haklarına saldırı oluşan kadına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinde ve miktarlarında, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince davalı- karşı davacı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle, tarafların kusur durumlarının hatalı belirlendiğini, tazminat taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, kadın lehine süresiz nafaka hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, evlilik birliğinin sona ermesine neden olan olaylarda kadının ağır kusurlu olduğunu, evlilik birliğine maddî olarak baktığını, 3 aylık bebeğini bırakıp gittiğini, evde yemek yapmadığını, ailesine hakaret ettiğini ve ailesinin evliliğe sürekli müdahale ettiğini, tanıklarla bu hususun ispatlandığını, evlilik birliğinin, kadının doğum sonrasında engelli bir çocuğa sahip olmaktan kaynaklı bozulan psikolojisi nedeniyle sonlandığını, tarafların yaşanan olaylardan sonra barıştıklarını, kadının çalışmasına engel bir durum bulunmadığını, süresiz olarak hükmedilen yoksulluk nafakasının erkeğin mağduriyetine yol açacağını belirterek, kadının davasının ve ferîlerinin kabulü, kusur belirlemesi, erkeğin tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile erkeğin reddedilen tazminat taleplerinin verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 175 inci maddesi; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.