YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10245
KARAR NO : 2023/542
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalının bağımsız konut tahsis etmediğini, hakaret ve sürekli fiziksel şiddet uyguladığını, davacı kadının kök ailesinin gelmesini istemediğini, sosyal medya hesabından “kocana sahip çık bekarım diye peşimden geziyo” diye mesaj geldiğini, sorduğunda davalının inkar ettiğini, en son olarak işyerinin gönderdiğini söyleyerek … gezilerine çıktığı, müvekkilinin işyerini aradığında işyerinin göndermediğini öğrendiğini, evlilik birliğinin davalının kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, müşterek çocuk yararına 600,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına müvekkili yararına 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı-karşı davalının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki geçimsizliğin sebebinin davacı-karşı davalı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen ihanet iddiaları sonrasında tarafların tekrar bir araya geldiklerini aynı sebebe dayanılarak boşanma davası açma hakkı bulunmadığını, evlilik birliğinin davacı-karşı davalının kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsıldığını bildirerek, asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müşterek çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı- karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı kocanın başka bir kadın ile gönül ilişkisi kurup sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı bu eyleminin hem tanık beyanları hem de dosya arasına celp edilen otel ve HTS kayıtlarından sabit olduğu davacı karşı davalı kadının ise eşine küfrettiği, müşterek çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı, bu eylemleri ile davacı karşı davalının davalı karşı davacıya nazaran hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl dava ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına,…. Kerime’nin velâyetinin dinlenen tanık beyanları ve sosyal inceleme raporu uyarınca velâyetinin babaya verilmesine, anne ile çocuk arasında yatılı kişisel ilişki kurulmasına, … Su’nun yaş ve gelişimi itibariyle anne sevgi ve ilgisine ihtiyaç duyduğu bir dönemde olduğundan velâyetinin anneye verilerek baba ile arasında çocuğun yaşının küçük olduğu gözetilerek kişisel ilişki kurulmasına, velâyeti anneye verilen Ecesu için aylık 250,00 TL tedbir , 300,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, dilekçeler teatisi aşamasında yoksulluk nafakasına ilişkin kadının talebi olmadığından davacı-davalı kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına 30.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata erkeğin maddî-manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müşterek çocuk… Kerime’nin velâyetinin davalı karşı davacıya verilmesinin hatalı olduğunu, müşterek çocuk… Su ile davalı- karşı davacı arasında yatılı kalacak şekilde şahsi ilişki kurulmasının doğru olmadığını, müvekkili lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarının az olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, erkeğin davasının reddi gerektiğini bildirerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı- karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin asıl davanın kabulüne yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararı tüm yönleriyle istinaf ettiklerini, şiddet iddiası ile ilgili tanık olarak dinlenen davacının annesinin taraflı olduğunu, tazminat taleplerinin kabulünün yerinde olmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, tüm dosya kapsamına göre tarafların en fazla eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, müvekkili ile müşterek çocuk arasındaki şahsi ilişki günlerinin az olduğunu bildirerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın dayandığı deliller ile kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmediği, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile re’sen bakılan ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar da dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müşterek çocuk… Kerime’nin velâyetinin çocuğun üstün yararı ve kardeşlerin ayrılmaması gerektiği düşüncesi ile davalı karşı davacıya verilmesinin hatalı olduğunu, müşterek çocuk… Su ile davalı- karşı davacı arasında yatılı kalacak şekilde şahsi ilişki kurulmasının doğru olmadığını, müvekkili lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarının az olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu beyanla, ortak çocuklardan… Kerime’nin velayet düzenlemesi, ortak çocuk… Su ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin süresi ile tazminatların miktarı yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasında, müşterek çocuk… Kerime’nin velâyet düzenlemesi müşterek çocuk Ecesu ile baba arasında kurulan kisisel ilişkinin süresi ve kadın yararına takdir edilen maddî-manevî tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 185 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 182 nci maddesinin ikinci fıkrası, 330 uncu maddesi, 339 uncu maddesinin birinci fıkrası, 343 üncü maddesinin birinci fıkrası, 346 ncı maddesinin birinci fıkrası Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ nin 3 üncü maddesi; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 1 inci maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 4 üncü maddesinin (b) bendi hükümleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.