Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/10406 E. 2023/1123 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10406
KARAR NO : 2023/1123
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; bu evliliğin kadının annesi tarafından zorla gerçekleştirildiğini, kadının erkeğe bıçak çektiğini, başkasını sevdiğini, söylediğini, hakaret ettiğini, kadınlık görevlerini yerine getirmediğini, evi terkettiğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davalı-davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin, balayında en mutlu olmaları gereken günlerde dahi tartışma çıkardığını, evlilik birliği boyunca kötü söze hakaretlere maruz kaldığını, en küçük sorunları dahi büyüttüğünü, müvekkilin bir eş olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, hayatı boyunca hiç tarlaya gitmemesine rağmen müvekkilinin eşi yalnız kalmasın diye tarlada yanında çalışmaya gittiğini belirterek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 75.000,00 TL manevî, 50.000,00 TL maddî tazminatın davacı-davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve karşı dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı-davacı kadının, eline bıçak alıp “ya kendimi öldüreceğim ya da Mesut’u öldüreceğim” dediği, sevdiği olduğunu ve onun ile evleneceğini söylediği, davacının babasına da “oğlunun beni boşaması için boynuz mu takmalıyım” dediği; davacı-davalı erkeğin ise kadının ablasına “annem de kayınvalidesine yıllarca hizmet etmiş, Zeynep de bunu yapmalı, bu konuda kendine çeki düzen vermez ise onu annesinin evine postalarım” dediği, birliğin sarsılmasına neden olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu gerekçesiyle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kusuru daha ağır veya eşit olmayan boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen, bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek yararına 8.000,00 TL maddî, 8.000,00 TL manevî tazminata, ağır kusurlu kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, delillerin yeterince incelenmediğini, evlilik birliğinin davacı-davalının kusurlu davranışları nedeniyle bozulduğunu, boşanma kararına itirazları olmadığını belirterek kusur belirlenmesi ile aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı-davacı kadın vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, delillerin yeterince incelenmediğini, evlilik birliğinin davacının kusurlu davranışları nedeniyle bozulduğunu bildirerek, boşanma kararına itirazları olmadığını belirterek kusur belirlenmesi ile aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasında kusur belirlemesinin yerinde olup olmadığı, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, erkek yararına tazminat verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.