YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10468
KARAR NO : 2023/1350
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1683 E., 2022/1679 K.
DAVACI-DAVALI : … vekili Av. …
DAVALI-DAVACI : … vekili Av. … …
DAVA TARİHİ : 02.09.2021
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü, yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/635 E., 2022/529 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadın yararına boşanmanın fer’îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüyle kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı-karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; davalıdan kaynaklı nedenlerle tarafların cinsel ilişki yaşayamadıklarını, davalı erkeğin tedaviden kaçındığını, erkeğin annesinin tarafların çocuğu olmaması konusunda kadını suçladığını erkeğin bu duruma sessiz kaldığını, bu olay neticesinde kadının kök ailesinin evine dönmek zorunda kaldığını ve erkeğin kendisini aramayarak maddî ve manevî olarak destek olmadığını, tarafların anlaşamadıklarını, fikren ve ruhen birbirlerine uyum sağlayamadıklarını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni kanunu’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarını, kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve devamında yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; evlilik biliği içerisinde kadının cinsel ilişkiden kaçındığını, çocuk istemediğini, çocuğa bakamayacağını dile getirdiğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, huzursuzluk çıkardığını, erkeğe hakaret edip onu aşağıladığını iddia ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüyle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, erkek lehine 100.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-karşı davacı erkeğin cinsel ilişkiye engel rahatsızlığının tedavisinden ilaç kullanmayarak kaçındığı, davacı-karşı davalı kadının ise ev hanımı olmasına rağmen birlik görevlerini yerine getirmediği, eşine hakaret ettiği ve onu aşağıladığından bahisle evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin ağır kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl ve karşı davanın kabulüyle tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinn birinci ve ikinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı kadın lehine 30.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, kadın lehine 750,00 TL tedbir ve 4721 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12.000,00 TL toptan yoksulluk nafakası ödenmesine, erkeğin tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, mahkemece deliller toplanmadan ve toplanmama sebebinin açıkça belirtilmeden karar verildiğini ve sunulan konuşma kayıtlarından anlaşılacağı üzere, kadının cinsel ilişkiden kaçındığını, çocuk sahibi olmak istemediğini, boşanma için bahane üretmeye çalıştığını, evlilikte kadının ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek kadının kabul edilen boşanma davası, erkek aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kusurların dosya kapsamına uygun olduğu, delillerin değerlendirilmesinde hata edilmediği, davaların kabulünde ve kadın lehine 4721 sayılı Kanun’un 169 uncu maddesi uyarınca tedbir nafakası verilmesi ve miktarında isabetsizlik bulunmadığı, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduğu kabul edilen kadın yararına 4721 sayılı Kanun’un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca toplu yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, kadının zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen nafakanın miktarında, isabetsizlik bulunmadığı ancak Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar göz önünde bulundurulduğunda tarafların eşit kusurlu olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ile eşit kusura sahip olan kadın lehine tazminat takdirinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kusura ilişkin gerekçesinin belirtilen şekilde düzeltilerek tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduğunun tespitine, asıl dava yönünden kadına tazminat verilmesini içeren hüküm yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi gereğince istinaf itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle davacı-karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, erkeğin sair istinaf itirazlarının ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; erkeğin çocuk sahibi olma sürecindeki tedaviyi yarıda bırakarak tam kusurlu olduğunu, tarafların pandemi sürecinde evli olduklarını ve sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde evlilikleri ile alakalı olarak tanıkların bilgi sahibi olamayacağını, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, kararın kusur tespiti ve maddî, manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kadının beyanlarının erkeğin tedavisini yarıda bıraktığına yönelik iken tanık beyanlarının erkeğin tedavi olmadığına yönelik olduğunu, bu hususun çelişkili olduğunu, tanıkların görgüye dayalı bilgileri bulunmadığını, kadından duyduklarını aktardığını, dosyaya sunulan mesaj kayıtlarından kadının çocuk sahibi olmaya yanaşmadığının sabit olduğunu, erkeğin cinsel ilişkiye enel bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı konusunda … Aile Mahkemesi’ne talimat yazıldığı ancak bu talimat sonucunun beklenmeden dosya hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin istinaf talepleri dikkate alınarak yeniden karar verildiğine göre erkek lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürerek kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka, kendi tazminat taleplerinin reddi ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının boşanma davasının kabulünün yerinde olup olmadığı, kadın yararına toptan hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, erkek lehine tazminata hükmedilme şartlarının oluşup oluşmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin erkeğin istinaf itirazlarının kısmen kabulü neticesinde kararın bir kısmının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm vermesine bağlı olarak erkek lehine vekâlet ücreti verilip verilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 176 ncı maddesi; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.