Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/10745 E. 2023/1390 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10745
KARAR NO : 2023/1390
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/257 E., 2022/1820 K.
DAVACI-DAVALI : … vekili Av. …
DAVALI-DAVACI : … vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 30.01.2018 – 20.02.2018
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü, yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/309 E., 2020/680 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak bu yönlerden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından daha önce anlaşmalı boşanma davası açıldığını ancak davalının anlaşmaya yanaşmaması sebebi ile müvekkilinin açmış olduğu davadan feragat ettiğini, müvekkili tarafından … 11.Aile Mahkemesinin 2014/1670 Esas ve 2014/1655 Karar sayılı dosya ile açılan davanın reddine ilişkin karar üzerinden 3 yıl geçtiğini, tarafların bir araya gelmediklerini, taraflar arasındaki birlikteliğin son 7 yıldır kağıt üzerinde olduğunu, bu sebeple tarafların 4721 Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı erkeğin bir başkasıyla evlilik dışı hayat yaşadığını, sadakat yükümlülüklerine aykırı davrandığını, bu yaşanan olaylardan dolayı evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğini sarsılması sebebiyle boşanmalarına, müvekkili lehine 5.000,00 TL tedir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davacı-karşı davalı erkek tarafından … 11. Aile Mahkemesi’nin 2014/1670 Esas ve 2014/1655 karar sayılı dosyası ile açılan boşanma davasının 19.12.2014 tarihli feragat dilekçesi nedeniyle reddedilip, feragatin tek taraflı sonuç doğuran bir işlem olması nedeniyle feragat tarihinde kesinleştiği, eldeki asıl davanın ise 30.01.2018 tarihinde açıldığı; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından sunulan cevap ve karşı dava dilekçesinde ve tanık beyanlarında, davacı-karşı davalı erkeğin başka bir kadınla yaşadığının beyan edildiği, taraflar arasında görülüp ret ile sonuçlanan davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren üç yıllık süre içerisinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin başka bir kadınla yaşayarak sadakatsiz davranışta bulunduğu belirtilerek davacı-karşı davalı erkek tarafından eylemli ayrılık sebebine dayalı olarak açılan asıl boşanma davasının kabulüne, davalı-davacı karşı kadın tarafından açılan evlilik birliğini sarsılması sebebine karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun’un 166 ncı maddesinin birinci ve son fıkrası uyarınca boşanmalarına; tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, evlilik süresi, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına 30.000,00 maddî ve 30.000,00 TL manevi tazminat ile aylık 2.500,00 TL tedbir ve aylık 3.500,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat ve nafaka miktarlarının fazla olduğunu, kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek; tazminat ve nafaka miktarları ile tedbir nafakası yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı-karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; erkeğin davasının kabulünün hatalı olduğunu, zina sebebiyle boşanma kararı verilmesi gerektiğini, tazminat ve nafakaların az olduğunu belirterek; erkeğin davasının kabulü, zina sebebiyle boşanma kararı verilmemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakasının fazla olduğu, kadın yararına hükmolunan tazminatların az olduğu gerekçesiyle kadının bu yönlere ilişkin istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu yönlerden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kadın yararına 250.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevi tazminata ve aylık 2.750,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş; tarafların diğer istinaf talepleri reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat ve yoksulluk nafakası miktarlarının fazla olduğunu, tedbir nafakasının kaldırılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının tazminat ve yoksulluk nafakası miktarları ile tedbir nafakası yönünden bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı kadın vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; yoksulluk nafakasının az olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası miktarı yönünden bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; kadın yararına hükmolunan maddî ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 176 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi, 371 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. 4721 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası miktarı yönünden davalı-karşı davacı kadın yararına BOZULMASINA,

2. Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı-karşı davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı-karşı davacıya iadesine,

dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine

29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.