YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11151
KARAR NO : 2023/1035
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; evlat edinen …’ın davacının öz kardeşi olduğunu, eşi ve altsoyu olmaksızın 09.02.2017 tarihinde vefat ettiğini, geriye davacı ile birlikte üç kardeşi kaldığını, …’ın … tarafından evlat edinildiğinin ilk kez duyulduğunu, bu evlat edinme işlemi hakkında yaptıkları araştırma neticesinde, müteveffanın … 14. Aile Mahkemesinin 10.10.2012 tarih, 2012/182 Esas ve 2012/436 Karar sayılı kararı ile ergin davalıyı evlat edindiğini, evlat edinme kararının her iki tarafın temyiz etme hakkından feragat etmesi sonucunda 20.11.2012 tarihinde kesinleştiğini öğrendiklerini, kamu düzenini ilgilendiren bu evlat edinme işleminin hukuka aykırı olduğunu, evlat edinenin ayırtım gücünden yoksun ve müzayaka altında olması, evlat edinme prosedürüne uyulmaması ve şekil şartlarının yerine getirilmemesi sebepleriyle batıl olduğunu, gerçek niyetin müteveffanın esas mirasçılarından mal kaçırmak ve bu su suretle davalının sebepsiz yere zenginleşmesini temin etmek olduğu, müteveffanın bu evlat edinme işlemine bizzat davalı ve davalının annesi tarafından zorlandığının yaygın olarak konuşulduğunu, evlat edinen ile evlat edinilenin hiç bir arada yaşamadıklarını, davayı açmakta hukuki yararının olduğu ve evlat edinme işleminden 07.03.2017 tarihinde haberdar olduklarını, bu nedenlerle evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına, müteveffa adına kayıtlı taşınmazlar üzerine dava kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde özetle; davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, görev ve hak düşürücü süre yönlerinden davanın reddi gerektiğini, müteveffanın ölüm anına kadar hiçbir zaman akıl ve zihin sağlığı ile ilgili tedavi görüp ilaç kullanmadığını, ayrıca müteveffanın evlatlığın kurulmasına ilişkin davada hakim tarafından bizzat dinlenildiğini, davacının hiç bir iddiasının haklı olmadığını, müteveffanın vasiyet bıraktığını, … 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/489 Esas sayılı dosyası ile müteveffaya ait vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, 2017/660 Karar numarası ile kesinleştiğini, … kurulu raporu ile akli melekelerinin de yerinde olduğunu belirtir düzenleme şeklinde bir vasiyetnamenin olduğunu, müvekkilinin resmi vasiyetname ile de … tarafından mirasçı nasbedildiğini tek atanmış mirasçı olduğunu, davacının ise kardeşinin ölümünden sonra yas tutmak yerine derhal mal mülk peşine düştüğünü, müteveffanın hastalığı ve tedavisi boyunca bir kez olsun ziyarete gelmediğini, davacının anne, baba ve kardeşlerinin 1990 yılında bir araya toplayarak davacının kendi el yazısıyla hazırladığı sözde bir miras paylaşım sözleşmesi imzalatmaya çalıştıklarını, tedbir taleplerinin kötü niyetli ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2017/233 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararıyla; davalının evlat edinen tarafından küçükken 5 yıl bakılma, gözetilme ve eğitilme şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne müteveffa … ile davalı … arasında … 14. Aile Mahkemesinin 2012/182 Esas, 2012/436 Karar sayılı ilamı ile kurulan evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından hükmün tümü yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/1058 Esas, 2020/1740 Karar sayılı kararıyla; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, evlat edinme kararının verildiği dosyada bizzat dinlenen evlat edinen ve davalının anlatımlarından küçükken 5 yıl süreyle eğitilip, bakılma ve gözetilme koşulunun gerçekleşmediği halde tanık beyanlarına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verildiği, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanın) 318 inci maddesindeki evlât edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakat olması halinin gerçekleştiği, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının evlâtlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olduğu hususunun da iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından hükmün tümü yönünden temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairemizce mahkemenin evlat edinme ilişkisinin kaldırılmasına yönelik davayı kabul gerekçesinin bakım şartının gerçekleşmeden karar verilmiş olması olduğu, ancak bakım şartının gerçekleştiği hususunun kesinleşen mahkeme kararında yer aldığı bu nedenle kesinleşmiş bir mahkeme kararının başka bir mahkeme tarafından yok sayılamayacağı, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını sistematik olarak sıkı kurallara bağlayan ve evlatlık ilişkisinin taraflarca keyfi bir şekilde kaldırılmasının önünü kapayan 4721 Sayılı Kanundaki düzenlemeler de dikkate alındığında, mahkemece davanın kabulüne dayanak yapılan hususların esasa ilişkin eksiklik olarak kabulünün mümkün olmadığı bu sebeple ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın kabulünün doğru görülmediği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesi Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar evlatlık ilişkisinde bakım şartı gerçekleşmeden karar verilmiş olduğu iddia edilmiş ise de; … 14. Aile Mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğu, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını gerektirir esasa ilişkin eksikliğin bulunmadığı, 4721 Sayılı Kanun’un 6 ncı maddesine göre iddiasını ispatla yükümlü olan ispat külfeti kendisinde olan davacının iddiasını ispatlayamamış olduğu gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların sosyal, içtimai ve iktisadi durumları ile özellikle evlat edinenin aklî melekeleri tetkik edilmeden, uzmandan rapor alınmadan, eş izni aranmadan, evlat edinen ile edinilenin hiç birlikte yaşamadıkları halde gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiği, evlat edinme kararının denetleme mekanizmasının olmadığı, tanıkların davalı ve annesinin yakınları olduğu, Yargıtay görüşüne göre, verilen tüm evlat edinme kararları kesin hüküm niteliğinde olacağından artık tartışılması ve aksinin iddia edilmesini olanaksız hale getireceği, böyle bir mantığın hem kanun koyucunun iradesine ters hem de hukuk düzeninde kargaşaya ve hak kayıplarına sebep olacağını belirterek; hükmün tümü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, somut olayda evlatlık ilişkisinin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 Sayılı Kanun’un 6 ncı, 317 nci ve 318 inci maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.