Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/11178 E. 2023/2567 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11178
KARAR NO : 2023/2567
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1653 E., 2022/2322 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulüyle kısmen yeniden esas hakkın hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/690 E., 2021/257 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüyle kararın kaldırılarak kısmen yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, sair istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde; tarafların kişilikleri, olaylara bakış açıları, düşünce farklılıkları ve evlilik birliği içerisindeki davranışları gibi konularda ayrılıkları nedeniyle aralarında anlaşmazlık oluştuğunu, bu durumun … zamandır devam ettiğini, birkaç kez fiilen ayrıldıklarını, davalı erkeğin kusurlu olduğunu, en ufak olayı büyüttüğünü, eşine ve çocuklarına öfke patlaması ile hakaret ve aşağılamada bulunduğunu, tartışma sonrası eşine ve çocuklarına karşı küs kalarak günlerce iletişimini koparttığını, emekli bankacı olmasına rağmen evin faturaları dışında giderlerine iştirak etmediğini, kadına … duymadığını, kadının bu durumlara dayanamayarak 2019 yılı Ağustos ayında çocuklarını alarak evi terk ettiğini, o tarihten beri ayrı yaşadıklarını beyanla tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin annesine verilerek çocuk için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, tarafların yeniden bir araya gelmelerinin mümkün olduğunu, meydana gelen olaylarda erkeğin kusurunun bulunmadığını, 20 yıllık evlilikleri boyunca tarafların karşılıklı olarak birbirlerine her konuda destek olduklarını, iddia edilen olayların … olmadığını, davacı kadının hiçbir gerekçe göstermeden evi terk ettiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir’de yaşanan tartışma sonrasında eşine küs olarak eve dönen, eşini eve kabul etmeyen, eşi çalışmaya başladıktan sonra evin geçimini eşine yükleyen, her konuda kontrolcü olup huzursuzluk çıkartan, aile içi eski sorunları devam ettiren, eşiyle sık sık kavga eden, değişebileceğini söyleyerek kendinden kaynaklı sorun oluştuğunu kabul eden davalı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuk Duru’nun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk ile babası arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk lehine aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ödenmesine, kadın lehine 15.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesine, koşulları oluşmadığından davacı kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velâyet, erkek aleyhine hükmedilen nafakalar ve maddî tazminat yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; kadının manevî tazminat talebinin reddi ile hükmedilen manevî tazminatın miktarı yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin küs olarak eve dönmesi, eşini ve çocuklarını eve kabul etmemesi, kontrolcü olup huzursuzluk çıkarması, eski sorunları devam ettirmesi, sık sık kavga ettikleri, değişebileceğini söyleyerek sorunun kendisinden kaynaklandığını kabul ettiği yönünde erkeğe yüklenen vakıaların bir kısmın soyut nitelikteki tanık beyanlarına dayalı olarak yüklendiği, bir kısmına davacı kadının dava dilekçesinde dayanmadığı bir kısmından sonra ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle kadının erkeği affettiğinden bahisle bu kusurların erkekten çıkarılmasına, eşi çalışmaya başladıktan sonra evin geçimini eşine yüklediğine ilişkin kusurun dava dilekçesinde davacı kadın tarafından dayanıldığı ve dosya kapsamından da sabit olduğu gerekçesiyle erkeğin sadece bu kusur nedeniyle tam kusurlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, boşanmaya neden olan kusur derecesi ve hakkaniyet ilkesi gibi kriterler dikkate alındığında kadın lehine hükmedilen maddî tazminat miktarının az olduğu gerekçesiyle, davalı erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle erkeğin kusurlu davranışlarına ilişkin İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin düzeltilmesine, davacı kadının maddî tazminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının maddî tazminata ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak bu konuda yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle kadın yararına 30.000,00 TL maddî tazminat ödenmesine, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili 12.12.2022 tarihli temyiz dilekçesinde; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velâyet, erkek aleyhine hükmedilen nafakalar ve maddî tazminat yönünden kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı erkek temyiz dilekçesi sunduktan sonra 20.12.2022 tarihinde vefat etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadın tarafından açılan boşanma davası henüz kesinleşmeden davalı erkeğin ölümü halinde davaya ne şekilde devam edileceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı kanunun 181 … maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 … maddesi ile 371 … maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davacı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda davalı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine karar verilmiş, hükmün davacı kadın vekili tarafından boşanmanın fer’îleri yönünden, davalı erkek vekili tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası ve boşanmanın fer’îleri yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kusur belirlemesi yönünden gerekçenin düzeltilmesine, erkeğin tam kusurlu olduğunun tespitine, kadın lehine hükmedilen maddî tazminatın az olduğu gerekçesiyle kadın yararına 30.000,00 TL maddî tazminat ödenmesine, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı erkek vekili tarafından kadının kabul edilen boşanma davası ve boşanmanın fer’îleri yönünden temyiz edilmiştir. Davacı erkeğin, boşanma hükmü henüz kesinleşmeden, dosya temyiz aşamasındayken 20.12.2022 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu halde evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, ölen eşin mirasçılarına 4721 sayılı Kanun’un 181 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kusur tespiti bakımından davaya devam edip etmeyecekleri sorularak sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.