YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11188
KARAR NO : 2023/2678
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
…
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1385 E., 2022/1551 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/361 E., 2021/286 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek dava dilekçesi ve süresinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde özetle; evlendikten sonra davalının bir eş olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının şahsına yönelik birçok hakareti olduğunu, davalının kendisine onu sevmediğini ve boşanmak istediğini söylediğini, ancak buna rağmen akıl almaz kıskançlık krizlerine girdiğini, yaklaşık 15 aydır eşi ile aynı ev ortamını paylaşmalarına rağmen yataklarını ayırdıklarını, kendisinin ilköğretim sınıf öğretmeni olarak çalışan bir kişi olduğunu ve bütçesinin de ona göre sınırlı olmasına rağmen eşinin aşırı ve lüks tüketim harcamalarına yetişemediğini, psikolojik olarak yıprandığını, eşiyle herhangi bir özel gün, bayram ya da aile, eş dost ziyaretine bile gidemediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanıklarından Birol’un davalı kadını tanımadığını beyan ettiği ve anlatımının davacıdan duyuma dayalı olduğu; tanık Elif ‘in davacı kadının kendilerini istemediğini, kendileri ile sohbet etmediğini, suratının asık olduğunu beyan ettiği; ancak anlatımlarının soyut ve davalı kadının tanığa yönelik davranışlarına dair olduğu, dava dilekçesinde dayanılmış maddi vakıalardan olmadığı, bu nedenle hükme esas alınmadığı, aynı tanığın diğer anlatımlarının ise davacıdan duyuma dayalı olduğu; davacı tanıkları Zekeriya ve Hatice’nin anlatımlarının da davacıdan duyuma dayalı ve dava tarihinden 5 yıl öncesine ilişkin olduğundan davalı kadına dava dilekçesi ile isnat edilen kusurun ispatı için yeterli olmadığı, davacı tarafça iddiasını ispata yönelik başkaca bir delile dayanılmadığı belirtilerek davanın reddine, ortak çocukların tercihleri, sosyal inceleme raporu ve menfaatleri göz önüne alınarak velâyetlerinin tedbiren anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yararına hükmedilen ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibarıyla ayrı ayrı aylık 550,00 TL’ye artırılmasına, kadın yararına hükmedilen aylık 750,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibarıyla 900,00 TL’ye artırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kadının kusurlarının ispatlandığını, davanın kabulü gerektiğini, velâyetin müvekkiline verilmesi gerektiğini, nafakaların fazla olduğunu belirterek kararın tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu, yargılama boyunca çocukların anne yanında yaşadığı göz önüne alınarak, tedbiren çocukların velâyetinin anneye verilmesinde ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre kadın ve çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakasında usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun esastan reddinin hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davanın kabulü için gerekli şartların mevcut olup olmadığı, tedbiren velâyet düzenlemesi, tedbir nafakası miktarları noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 … maddesi, 371 nci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 … maddeleri, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.