YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11278
KARAR NO : 2023/2357
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2370 E., 2022/1900 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında
hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2017/381 E., 2019/236 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer’îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı – davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı – davalı kadın vekili dava ve birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; erkeğin sadakatsiz olduğunu,evden kovduğunu, fiziksel şiddeti uyguladığını, ilgisiz olduğunu, küfür ve hakareti ettiğini, ilk evliliğinden olan çocuğu istemediğini, ailesi ile görüşmesini engellediğini, sürekli aşağıladığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince davasının kabulüne tarafların boşanmalarına,velâyetin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 500,00 TL. tedbir ve yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk için aylık 400,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- davacı erkek vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, kadının huzursuzluk çıkardığını, geçimsiz olduğunu, eş ve eve karşı ilgisiz olduğunu, aşırı kıskanç yapıda olduğunu, alkol aldığını ve çocuğun yanında sigara kullandığını ileri sürerek 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin babaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının kıskançlık yaptığı, erkeğe hakaret ve küfür ettiği, erkeğin ise ceza dosyası ile sosyal medya kayıtlarına göre eşini silahlı tehdit ettiği, fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ve küfür ettiği, gerçekleşen kusurlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır ve kadının az kusurlu olduğu gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına,kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, müşterek çocuk yararına aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı – davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı- davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesinin ve buna bağlı olarak kadının davasının kabulünün hatalı olduğunu, delil olarak dayanılmayan kayıtlara itibar edildiğini, diğer tarafın sonradan affettiği hoşgördüğü hususların kusur olarak yüklendiğini, velâyet düzenlemesinin hatalı olduğunu, kişisel ilişkinin kısa olduğunu, kadın yararına yoksulluk nafakasının şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bu yönlerden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı – davalı kadın tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurlarının yanında kadının bir kısım tanık beyanları ile kadının alkol alıp geç saatte kalktığı, çocuk ile olması gerektiği derecede ilgilenmediği, çocuğun yanında sigara kullandığı vakıalarının da sabit olduğu ve kadına kusur olarak yüklenilmesi gerektiği; Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenilen silahlı tehdit vakıasından sonra tarafların bir arada yaşadığı ve ortak çocuklarının olduğu, erkeğe yüklenen tehdit vakıasına ise kadının usulüne uygun şekilde mesajla tehdit vakıasına ve mesaj kayıtlarına da delil olarak dayanılmadığı, dayanılmayan vakıaların kusur olarak yüklenilemeyeceği, erkeğe yüklenilen haraket ve küfür vakıalarının ise dosyada mevcut delillerle ispatlanmadığı, ispatlanmayan vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu; çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişki gün ve saatlerinin aynı-yer farklı yer dikkate alınmak suretiyle belirlendiği,özellikle günümüz ulaşım imkanlarındaki kolaylık da dikkate alındığında bu şekilde bir kişisel ilişkinin yerinde olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) … alt bendi gereğince erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle gerekçenin düzeltilerek, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, ortak çocuk 12.04.2016 doğumlu Hatice Nisa … ile davalı-davacı baba arasında; her ayın 1 nci ve 3 ncü Cumartesi günleri saat 09.00 ile Pazar günleri saat 17.00 arası,dini bayramların ilk günü saat 09.00 ile 2 nci günü saat 17.00 arası,her yıl Temmuz ayının ilk günü saat 09.00 ile son günü saat 18.00 arası baba yanına verilmek suretiyle tedbiren kişisel ilişki kurulmasına, karar kesinleştiğinde de aynı şekilde uygulanmak üzere karar verilmiştir.
2. Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenilen şiddet vakıasının gerçekleştiği, bu nedenle kadının davasının kabulünün … olduğu, çocuğun yaşı, alıştığı ortam, uzman rapor içeriklerine göre yeterli gerekçe ile velâyetin anneye verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının ve miktarının uygun olduğu anlaşılmakla erkeğin bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin (1) … fıkrasının (b) bendinin (1) … alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı – davalı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin delilleri ve vakıaları hatalı değerlendirdiğini, dosya kapsamında erkeğe yüklenilen kusurları ispatladığını, usulüne uygun şekilde verilmiş dilekçeler ile zamanında vakıa ve delillere dayandığını, kişisel ilişki süresinin artırılmasının çocuk yönünden faydalı olmayacağını, dinlenilen erkek tanıklarının yanlı ve soyut beyanları ile kadına kusur yüklenilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası talebinin reddi ile kişisel ilişki süresi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı – davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; kusur belirlemesin hatalı olduğunu, buna bağlı olarak kadının davasının kabulünün hatalı olduğunu, çocuğun yanında sigara için anneye velâyetin verilemeyeceğini ileri sürerek kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve velâyet düzenlemesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olup olmadığı, kadın yararına yoksulluk nafaka şartlarının oluşup olmadığı ile velâyetin ve kişisel ilişki düzenlemesinin … belirlenip belirlenmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 … maddesi, 182 nci, 323 ncü, 335 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 … maddesi ile 371 … maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilin tüm, kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Bölge Adliye Mahkemesince davacı – davalı kadına, istinaf edilmeyerek kesinleşen kusurlarının yanında alkol alıp geç saatte kalktığı, çocuk ile olması gerektiği derecede ilgilenmediği ve çocuğun yanında sigara kullandığı vakıaları kusur olarak yüklenmiş ise de bu vakıalara yönelik davacı-davalı erkek tanıklarının beyanları soyut niteliktedir. Ayrıca anlatılan olayın zamanı da belirsiz olup, süreklilik arzettiği de anlaşılmamaktadır. Bu nedenle, kadına Bölge Adliye Mahkemesince alkol alıp geç saatte kalktığı, çocuk ile olması gerektiği derecede ilgilenmediği, çocuğun yanında sigara kullandığı kusurlarının yüklenilmesi … görülmemiştir. Öte yandan, kadın tanıklarının beyanları ile dosya kapsamından erkeğin şiddetinin birden fazla olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda, tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirmeler ile yazılı şekilde kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu şeklinde kusur tespiti yapılması … olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı- davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı – davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi … olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (2) ve (3) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2. Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin Yasin’e yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran Nermin’e iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.