YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2587
KARAR NO : 2023/1884
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı kadın vekili dava dilekçesinde evlilik birliği içinde davalı adına edinilen 593 ada 1 parsel 19 nolu mesken yönünden müvekkilinin alacağı bulunduğunu belirterek mal rejiminin tasfiyesi ile taşınmazın değerinin tespit edilerek yarı hissesinin tasfiyenin sona ermesinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı kadın vekili cevaba cevap dilekçesinde; taraflarının evlendikleri tarihten 2012 yılına kadar davalının ailesi ile birlikte yaşadıklarını, bu süre zarfında davalının hem babası yanında hem de bölgede bulunan tarlalarda çalıştığını, müvekkilinin de kayınbabasının tarla tapan işlerinde çalışarak hem eşine katkı sağladığını hem de eşine ve kayınbabasına yardımcı olduğunu, bu şekilde gelir elde eden tarafların önceki taşınmazı satın aldıklarını, taşınmazın bir kısmının peşin kalanının da satın alındıktan sonra taksit taksit ödendiğini, davalının babasının verdiğini iddia ettiği 20.000,00 TL’nin de müvekkilinin annesinden miras payı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davacı kadın vekili ön inceleme duruşmasında talebini 100,00 TL değer artış payı, 4.900,00 TL katılma alacağı olarak açıklamış; davacı vekili 20.11.2021 tarihli dilekçesiyle de talep miktarını değer artış payı alacağı yönünden 40.147,06 TL, katılma alacağı yönünden 58.308,82 TL olmak üzere toplam 98.455,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili, zamanaşımının dolduğunu, taşınmazın alınması için satılan evin bedeli olan 66.000,00 TL’sinin müvekkilinin babası tarafından verildiğini, müvekkilinin babasının müvekkil ve diğer çocukları için ev satın aldığını, bu evde önce kardeşinin, sonra müvekkilinin oturduğunu, bu evin tapu kaydının müvekkili üzerine yapıldığını, kardeşlerinin kendi haklarını karşılıksız olarak müvekkiline verdiğini, bu dönemde müvekkilinin babası ile birlikte çalıştığını, babası tarafından yetiştirdiği ürünlerden elde edilen para ile alınan evin 50.000,00 TL’ye satıldığını, 20.000,00 TL babasının yardımı ile 70.000,00 TL peşinatın ödendiğini, kalan 100.000,00 TL için bankadan kredi çekildiğini, kredi taksitlerinin devam ettiğini, müvekkilinin müşterek çocuğun evlenecek olması nedeniyle kardeşlerinden borç para aldığını ve kredi çektiğini, kredi ödemelerinin devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiye konusu taşınmazın davalının kişisel malı niteliğinde olan taşınmazın satışından elde edilen para, üzerine eklenen 20.000,00 TL nakit para ve kredi kullanılarak satın alındığını, 20.000,00 TL’nin kişisel mal olduğuna yönelik taraf iddiasının ispatlanamadığı, davalı adına satın alınan davalının kişisel malı niteliğindeki taşınmazın parasının davalının babası tarafından karşılandığının da ispatlanamadığı, davalının kişisel malı niteliğinde olan taşınmaza davacının tekstil işlerinde çalışarak hakkaniyet ilkesi gereğince %35 oranında katkısı olduğu, bu kabule göre yapılan hesaplamaya göre davacının tasfiye konusu taşınmaz yönünden 40.147,06 TL değer artış payı alacağı, 58.308,82 TL katılma alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 40.147,06 TL değer artış payı alacağı ve 58.308,82 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili, müvekkilinin değer artış payı ve katılma alacağının eksik hesaplandığını, davalının kişisel malı niteliğinde olan taşınmaz her ne kadar 2001 yılında satın alınmış ise de ödemelerinin 2002 yılından sonra devam ettiğini, davalı tanıklarının da bu hususu doğruladığını, bu taşınmazın da edinilmiş mal kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, katkı payı oranının da düşük belirlendiğini, tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde kullanılan 20.000,00 TL’nin de müvekkilinin kişisel mal olduğunu, alacaklara keşif tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin arttığını, güncel değerin belirlenerek alacakların belirlenmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı ve toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, taraf beyanları doğrultusunda ilgili kanun hükümleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin değer artış payı ve katılma alacağının eksik hesaplandığını, davalının kişisel malı niteliğinde olan taşınmaz her ne kadar 2001 yılında satın alınmış ise de ödemelerinin 2002 yılından sonra devam ettiğini, davalı tanıklarının da bu hususu doğruladığını, bu taşınmazın da edinilmiş mal kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, katkı payı oranının da düşük belirlendiğini, tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde kullanılan 20.000,00 TL’nin de müvekkilinin kişisel mal olduğunu, alacaklara keşif tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak miktarı, ispat noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi, 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 226 ncı maddesi, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.