YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9186
KARAR NO : 2023/368
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne tedbir nafakası yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin gayrimenkullerinden aldığı kira gelirleri ile geçindiğini, yıllardır evin geçimini tek başına karşıladığını, davalı-karşı davacı erkeğin sürekli ve düzenli gelirinin olmadığını, çalışmadığını, sürekli borçlandığını, 2015 yılında açtığı ayrılık davası sırasında davalı-karşı davacı erkeğin hastalanması nedeni ile evliliğe bir şans daha vererek davayı takip etmediğini, davalı-karşı davacı erkeğin Almanya’da açmış olduğu davadan feragat etmediğini, müvekkilini geçim kaynağı olarak gördüğünü, yarar elde etmeye çalıştığını, sorumluluklarını yerine getirmediğini, çocuklara karşı şiddete yönelik davranışlarının olduğunu iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-karşı davalı kadının müvekkilin çalışmasını engellediğini, parasal konularda onur kırıcı davrandığını, bir kısım hisselerini mal kaçırmak amacıyla kız kardeşine devrettiğini, ekonomik olarak güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, eşi ve çocuklarını ihmal ettiğini, cinsel birliktelikten kaçındığını, müşterek evin kilidini değiştirdiğini, sağlığının bozulduğunu 6 hafta hastanede tedavi gördüğünü ancak eşinin bir kez dahi gelmediğini, çocuklarla görüşmesini engellediğini iddia ederek, tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 30.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile 750.000,00 maddî, 250.000,00 manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı erkek vekili 30.12.2019 tarihli dilekçesi ile maddî tazminat talebini ıslah ederek 1.950.000,00 TL maddî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dilekçelerinde ileri sürdüğü iddiaları ispatlayamadığı belirtilerek, asıl ve karşı davanın reddine davalı karşı davacı erkek yararına hüküm altına alınan aylık 8.000,00 TL tedbir nafakasının hüküm tarihi itibari ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı-karşı davacı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tamamen kusurlu olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların tanık beyanları ile sübuta erdiği belirtilerek, reddedilen davası yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı-karşı davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; açmış oldukları boşanma davasında haklılıklarının dosya arasına alınan deliller, celp olunan kayıtlar ve tanık beyanları ile sabit olduğu, evlilik birliğinin davacı-karşı davalı kadının kusurlu hareketleri ile temelinden sarsıldığı, müvekkilinin 70 yaşında olduğu, kalacak hiçbir yeri bulunmadığı ve mülkiyeti davacı karşı davalı kadına ait olan ofiste kaldığı, geçinemediği bu nedenle tedbir nafakasının kaldırılmasının koşulları oluşmadığını belirterek, reddedilen davası ve fer’î talepleri ile tedbir nafakasının kaldırılması ve miktarı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Somut olayda; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, tanık beyanları, feragatle sonuçlanan boşanma davası, açılmamış sayılma kararı verilen ayrılık davası, dosya içerikleri, olayların gelişimi, tarafların tanıklarının beyanlarının yer ve zaman olarak somut bilgiler içermemesi, kadının dava dilekçesinde, ayrılık davası devam ederken ” erkeğin hastalanmasıyla evliliğine bir şans daha verdiği” şeklindeki beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, açılmamış sayılma kararı ile eldeki davanın açılış tarihi arasında birkaç ay gibi çok kısa bir süre geçtiği, bu dönemde yaşanan olayların, dayanılan vakıaların yer ve tarih olarak açık şekilde belirtilmediği, tarafların dilekçelerinde dayandıkları olayların daha çok önceki tarihlerde ve tüm evlilik süresinde, tam olarak açıkça belirtilmemekle birlikte fiilen ayrılık tarihinden önceki dönemlere ilişkin olduğu, tarafların 5-6 yıldır ayrı olduklarını ifade etmeleri karşısında, asıl ve karşı davalar yönünden evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabule elverişli, somut bilgi ve beyanlarla, taraflara kusur olarak yüklenecek vakıaların ispatlanamadığı…” gerekçesi ile karşılıklı davaların reddinin usul ve yasaya uygun olduğu ancak mahkemece belirlenen davalı-karşı davacı erkek yararına aylık 8.000,00 TL tedbir nafakasının davanın kesinleşmesine kadar devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile tarafların reddedilen davaları yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı erkek yararına aylık 8.000,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı kadın vekili katılma yolu ile temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kararının hatalı olduğu belirterek istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeler ile, reddedilen davası ve aleyhine hükmedilen tedbir nafakası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
2.Davalı-karşı davacı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü kararının hatalı olduğu belirterek istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeler ile reddedilen davası ve fer’î talepleri ile tedbir nafakasının miktarı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşanma davalarının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı ve erkek yararına hükmedilen tedbir nafakası noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı, 169 uncu maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.