YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9190
KARAR NO : 2023/286
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kadın tarafından açılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanma ve fer’îleri ile ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, ziynet alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, ziynet alacağı davası yönünden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesince, ziynet alacağı davası hakkında verilen İlk Derece Mahkemesine gönderme kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince temyize tabi olmayıp, kesin niteliktedir. Bu sebeple, davalı erkeğin bu talebe ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı erkeğin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan boşanma davasına yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı kadın 12.06.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ile 15 yıllık evli olduklarını, evlilik birliğinin çekilmez hal aldığını, aynı çatı altında yaşamanın mümkün olmadığını, takıları davalının harcadığını belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, velâyetin kendisine bırakılmasına, 11 adet 3’lü burma bilezik, 2 adet 2’li burma bilezik, 3 adet düz bilezik, 16 adet bileziğin iadesini, adli yardım talebinin kabulünü talep etmiştir.
2.Davacı kadın vekili 21.05.2018 tarihli ıslah dilekçesinde özetle, tarafların 2003 ve 2004 doğumlu çocukları olduğunu, davalının sorumsuz, tutumsuz, şiddet içeren davranışlarıyla geçimsizlik oluştuğunu, şiddet, hakaret eylemlerine somut delillerden birinin … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/279 Esas sayılı dosyası olduğunu, ailesinin araya girmesiyle müvekkilinin şikayetinden vazgeçtiğini, davalının olumsuz davranışlarının devam ettiğini, en son bardağı taşıran olayın müvekkilinin anne babasının önünde yapmış olduğu şiddet, kötü sözler ve evden kovması olduğunu, şiddet tehdidi altında evi terk ettiğinden hiçbir eşyasını alamadığını, davalının davranışlarının müvekkilinde maddi-manevi yıkıntıya neden olduğunu, davalının kusuru nedeniyle evliliğin çekilmez hale geldiğini belirterek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, her bir çocuk için aylık 750,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyalarının aynen, mümkün değilse 50.000,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı erkek süresinde cevap sunmamıştır.
2.Davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine süresi içinde cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eşine birden çok fiziksel şiddet uyguladığı, insanların gözü önünde kovduğu, hakaret ettiği, küçük düşürücü, aşağılayıcı sözler söylediği, öldürmekle tehdit ettiği ve kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına,müşterek çocuklarının velayetlerinin davacı anneye verilmesine, davalı baba ile kişisel ilişki kurulmasına, 21.05.2018 tarihli ıslah dilekçesinde talep konusu genişletilmek suretiyle maddi tazminat, manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası talep edilmiş olduğu nazara alınarak yapılan ıslahın usule uygun olmadığı bu talepler ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına, davacı kadına düğünde takılan ziynetlerin davalı erkek tarafından iş kurmak ve araba almak suretiyle bozudurulduğu ve davacı kadına geri verilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadının ziynet eşyası talebinin kısmen kabulü ile 22 ayar sayısı tam olarak tespit edilemeyen toplamda 110 gram bileziğin gramı 131,62 TL den 14.478,20 TL, 11 adet çeyrek altın tanesi 237,96 TL den 2.617,56 TL olmak üzere toplam 110 gram 22 ayar altın bilezik ve 11 adet çeyrek altının davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün olmadığı takdirde ziynet eşyası bedeli olan 17.095,76TL nin davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, kusur belirlemesi ve boşanma hususunda itirazları olmadığını belirterek, maddî-manevî tazminat, tedbir-yoksulluk nafakası ile ziynet eşyalarının tamamının kabul edilmesi gerektiği ileri sürerek; kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğe yüklenen kusurların erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiği, davacı kadının ıslah dilekçesinde, maddî-manevî tazminat, tedbir-yoksulluk nafakası talep etmesi usule uygun olduğu, bu taleplerin esası hakkında karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) üncü alt bendi gereğince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile hükmün bu kısmının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 30.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata; davacı kadın vekili tarafından ziynet talep edilir iken aynen iade talebinde de bulunduğu, bileziklerin adet ve özellikleri belirlenmeden hüküm kurulduğu, kabule göre de, talep aşılarak çeyrek altınların iadesine karar verildiği bileziklerin adeti, ayarı ve gramını belirten, infazı kabil şekilde, hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ziynet eşya alacağı talebi yönünden eksiklikler giderilerek yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilmeyip ıslah ile talep edilemeyecek olan tedbir, yoksulluk nafakası, kadın yararına hükmedilen tazminatların şartlarının oluşmadığı ve miktarları ile ziynet alacağı davası yönünden (kadın tarafından icraya konulduğu ve ziynete ilişkin tüm borcunun ödendiği) ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, ıslah ile dava dilekçesinde bulunmayan taleplerin talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 330 uncu maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 230 uncu ve devamı, 6100 sayılı Kanun’un ıslaha yönelik 176 ncı ve devamı maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkek vekilinin ziynet alacağına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.