Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/9768 E. 2023/342 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9768
KARAR NO : 2023/342
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/422 E., 2022/1189 K.
DAVA TARİHİ : 01.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/1430 E., 2021/1569 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer’îlerine karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçesinin düzeltilmesine, diğer istinaf taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; evliliğin ilk yıllarında kadının ablasının evinde kira vermeden kaldıklarını devamında Gaziosmanpaşa’daki kadının çabası ve ailesinin desteği ile yapılan evde kaldıklarını, daha sonra davalının bu evi 200.00,00 TL ye sattırdığını 153.000,00 TL si ile yeni ev alındığını ve kalan para ile erkeğin kaçtığını, sonra gelerek 9 ay kalıp evi terk ettiğini ve başka yerde yaşamaya başladığını, davalının sürekli ayağım sakat diyerek hiç çalışmadığını, eve katkıda bulunmadığını, kazancını şahsına harcadığını, ağza alınmayacak hakaretlerde bulunduğunu, rencide edici sözler ve sinkaflı küfürler ettiğini, ailesine de aynı davranışları sergilediğini, onları eve istemediğini, aile bireylerine sarkıntılık yaptığını, sürekli olacak şekilde fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, eşini saçından sürüklediğini, dövdüğünü, işkence yaptığını, engellemeye çalışan kızlarına da şiddet uyguladığını, ev eşyalarını kırıp döktüğünü, eşini boşanmaya zorladığını, kazancını elinden almaya çalıştığını, ziyneti zorla alarak harcadığını, hesap sorduğunu, hayatını kısıtladığını, iftiralar atarak çevreye kötülediğini, çocuğun düğününe bile gelmediğini, cinsel birlikteliklerinin kalmadığını, sürekli aldattığını belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı erkek 20.12.2019 tarihli cevap dilekçesi ile , eşinin kendisini tahrik etmesi nedeniyle 10 yıldır ayrı yaşamak zorunda kaldığını, ayağından özürlü olduğunu, asgari ücretle çalıştığını, davacının oturduğu evi aldığını, davacının eski eşi tarafından davacı adına açılan işletmenin tüm borçlarını ödediğini, davacının emekli olup maddî refaha kavuşmasıyla kendisini istememeye başladığını, hakaret ettiğini, oğlu ile evden attıklarını belirterek boşanmalarına, davacının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine, mal rejiminin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin sadakat yükümlüğüne aykırı davrandığı, çalışmasına rağmen evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, eşine fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığı, müşterek çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı, evdeki eşyalara zarar verdiği, kadının ise erkeğe topal eşek diye hakaret ettiği, tarafların 8 yıldır ayrı yaşadıkları, boşanmaya neden olan olaylarda kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına 600,00 TL tedbir ve 800,00 TL yoksulluk nafakası ile 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı vekili istinaf dilekçesi ile tedbir ve yoksulluk nafakasının yüksek olduğu, başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, kusurların hatalı olup delillerin değerlendirilmediğini, engelli olan müvekkilinin şiddet uygulamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2013 yılında hakaretlere uğrayarak evden kovulduğunu, çocukların anne etkisinde kalarak beyanda bulunduklarını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınarak taraflara yüklenen kusurların somut, görgüye dayalı, tutarlı tanık anlatımları ve sunulan tüm delillerle kanıtlandığı, kusurların nitelendirilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak kadının iddiasında dayanmadığı sadakatsizliğe ilişkin vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kusura ilişkin istinaf talebinin kısmen kabulü ile gerekçenin düzeltilmesine, kadının dava açılmakla ayrı yaşama hakkına sahip olduğu, düzenli emekli maaşı olsa da boşanmakla yoksulluğa düşeceği, boşanmakla mevcut ve beklenen menfaatleri zedeleneceği ve kişilik haklarına saldırı oluştuğu, tedbir, yoksulluk, maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin isabetli olduğu miktarlarının da hakkaniyete uygun olduğu belirtilerek erkeğin diğer istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tedbir ve yoksulluk nafakasının yüksek, başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, kusurların hatalı olup delillerin doğru değerlendirilmediğini, engelli olan müvekkilinin şiddet uygulamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2013 yılında hakaretlere uğrayarak evden kovulduğunu, çocukların anne etkisinde kalarak beyanda bulunduklarını, talep dışına çıkıldığını belirterek kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen nafakalar ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadın lehine maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilme koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarlarının fazla olup olmadığı ile başlangıç tarihlerinin hatalı olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi,174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.