Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/9873 E. 2023/433 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9873
KARAR NO : 2023/433
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; erkeğin fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, çocuklarla ilgilenmediğini, çocuğa sana babalık hakkımı helal etmiyorum dediğini, çocuğu servis parasını ödememekle tehdit ettiğini, zamanını arkadaşları ve ailesi ile geçirdiğini, kıskanç ve kısıtlayıcı davrandığını, eşinin başını örtmesine karıştığını, eşinin ailesini istemeyip onlara hakaret ettiğini, erkeğin işleri iyi gitmediğinde kadının mantı, sarma satarak evi geçindirmeye çalıştığını ancak çalıştığı için eşinin namusuna karşı ithamda bulunduğunu iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocukların her biri ve kadın için aylık 750,00 TL tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile kadın lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl, cevap dilekçesinde dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, baskı yaptığı, kıskanç davrandığı, eşini aşağılayıp küçük düşürdüğü, eşinin ailesine hakaret ettiği ve aileyi evde istemediği, evliliğin son dönemlerinde çalışmadığı, evin ihtiyaçlarını kadının karşılamaya çalıştığı, boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu; kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının gerçekleştiği; kadının ev hanımı olduğu ve düzenli gelir getirici işi ve malı olmadığından boşanmakla yoksulluğa düştüğü ve çocukların yaşı, uzman raporu dikkate alındığında velâyetlerinin anneye verilmesinin uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile yatılı kişisel ilişki tesisine, çocukların her biri için hükmedilen aylık 350,00 TL tedbir nafakasının her biri için aylık 500,00 TL’ye çıkarılmasına ve kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak devamına, aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; erkek üzerine atılı kusurların gerçekleşmediğini, hastane evraklarının getirilmediğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, kadın lehine boşanmanın fer’îlerine hükmedilmesi şartlarının gerçekleşmediğini, kadının şirkete hissedar olduğunu, çalıştığını ve yoksulluğa düşmediğini, çocukların velâyetinin anneye verilmesinin yerinde olmadığını, velâyet babaya verilmezse de her hafta kişisel ilişki tesisine karar verilmesi gerektiğini belirterek; davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar, velâyet ve kişisel ilişki yönünden kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvurusundaki itirazlarını tekrarla, davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar, velâyet ve kişisel ilişki yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık kadının açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, boşanma davasının kabulü ile kadın lehine maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına, çocuklar lehine nafakalara hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, velâyetin anneye verilmesinin ve kişisel ilişki süresinin çocuk yararına uygun olup olmadığı ve fer’î miktarlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 ve 182 nci maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 10.10.2023 doğumlu ortak çocuk …’nın temyiz inceleme tarihi itibarıyla ergin olduğunun ve kadın eşe vasi tayini atanması talebinin Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından reddedildiğinin anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.