YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2436
KARAR NO : 2023/1426
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/37 E., 2022/925 K.
DAVALILAR : 1. …,
2. Türkiye İş Bankası A. Ş. vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 17.12.2018
KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/22 E., 2020/1109 K.
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eş rızası alınmadan aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ipoteğin bilgisi dışında tesis edildiğini iddia etse de sunulan muvaffakat belgesinde davacının ipotek işlemlerine dair imzasının bulunduğunu, davaya konu taşınmazın aile konutu niteliğinde olmadığını ve tapu kütüğünde aile konutuna dair bir şerh bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı eş tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına kayıt ve tescilli olan taşınmazda aile konutu şerhinin bulunmadığı, taşınmazın aile konutu vasfında olduğunun davacı yanca savunulduğu, davalı bankanın davacıdan yazılı muvafakatname talep ettiği, bu durumda bankanın taşınmazın aile konutu vasfında olduğunu bildiğinin varsayılması gerektiği, öte yandan toplanan deliller ve özellikle kolluk araştırmasından taşınmazın aile konutu vasfında olduğunun anlaşıldığı, bu hususta davalılarca karşı bir delil de bildirilmediği, itiraz görmeyen bilirkişi raporuna göre de … açıklaması isimli belgedeki imzanın davacının el ürünü olmadığının sabit olduğu, bu durumda davacının taşınmaz üzerinde ipotek tesisime ilişkin rızasının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davaya konu taşınmaz kaydındaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ipotek tesisine rızası olduğunu, davaya konu taşınmaz kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını, müvekkili bankanın iyi niyetinin korunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı bankanın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.