YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3806
KARAR NO : 2023/2465
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/304 E., 2023/252 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/733 E., 2022/184 K.
Taraflar arasındaki boşanmadan sonra açılan maddî, manevî tazminat, yoksulluk ve iştirak nafakası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacı erkek yararına 5.000,00 TL maddî tazminat, ortak çocuk yararına aylık 300,00 TL iştirak nafakası ile davacı erkeğin manevî tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 19.12.2022 tarihli ek kararla istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş olup İlk Derece Mahkemesi ek kararı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kusurlu olduğunu, erkeği maddî ve manevî zarara uğrattığını, icralık olduğunu, günlük işlerde yevmiye usulü çalışmaya başladığını, ortak çocuklarla tek başına ilgilenmek zorunda kaldığını iddia ederek erkek yararına 50.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00 TL manevî tazminat, aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası, 1.000,00 TL yoksulluk nafakası, ergin olmayan ortak çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası, 1.000,00 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dayanılan vakaların gerçek olmadığını, taraflar arasında görülen ve kabul edilen boşanma davasının henüz kesinleşmediğini, tarafları ve konusu aynı derdest bir davanın bulunduğunu ve açılan davanın haksız olduğunu, erkeğin maddî durumunun çok … olduğunu, davanın öncelikle derdestlik sebebiyle reddine, kabul edilmemesi durumunda ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının, birtakım yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığından erkek yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca 5.000,00 TL maddî tazminata, davalı kadının, boşanma kararı verilmesinden sonra hüküm kesinleşmeden evlenme niyeti ile bir başka kişi ile görüştüğü dosya kapsamından sabit olmakla birlikte tarafların boşanma konusunda anlaştıkları, boşanma kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadıkları, kadının kötü niyetle hareket etmediği anlaşıldığından erkeğin manevî tazminat isteminin reddine, erkeğin yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından yoksulluk nafakası talebinin reddine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ortak çocuğun yaşı ve ihtiyaçları dikkate alınarak ortak çocuk yararına aylık 300,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince 19.12.2022 tarihli ek karar ile; 08.02.2022 tarihli asıl kararın davacı erkek vekiline 26.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı erkek vekilince karara karşı 13.12.2022 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu, davacı erkek vekili tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ıncı maddesi uyarınca iki haftalık süre geçtikten sonra istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı erkek vekili asıl karar yönünden istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince manevî tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının kusurlu olduğu, erkek yararına hükmedilen maddî tazminat ve ortak çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası miktarının az olduğu belirtilerek; hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davacı erkek vekili ek karar yönünden istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen 08.02.2022 tarihli ek karara karşı süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulduğunu, ek karar ile istinaf talebinin süreden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek; 19.12.2022 tarihli ek karar yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli gerekçeli kararının davacı erkek vekiline 26.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı erkek vekilinin 13.12.2022 tarihli dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 19.12.2022 tarihli ek karar ile; “…davacı vekiline yukarıda esas ve karar numarası yazılı mahkememiz kararı 26.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı vekilince mahkememiz kararına karşı Uyap üzerinden 13.12.2022 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinde bulunulmuştur. Ancak HMK.346/1 maddesi gereğince iki haftalık süreyi geçtikten sonra istinaf talebinde bulunduğu görüldüğünden, istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle; davacı erkek vekilinin iki haftalık yasal süre içerisinde istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı Kanunu’nun 346 ıncı maddesi gereğince istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verildiği, ve davacı erkek vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, 6100 sayılı Kanunu’nun 345 … maddesinin “İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.” içeriğini haiz olduğu, istinaf dilekçesi ekindeki belgelerin arzu ve ihtiyarı dışında işlemler yapmaktan aciz olduğunu tespit eder nitelikte olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun süresinde olmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı erkek vekili; istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının tamamı yönünden bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı erkek vekilince istinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 345 … maddesi, 346 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen …, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.