YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4786
KARAR NO : 2023/3747
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/10 E., 2023/406 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/488 E., 2022/693 K.
Taraflar arasındaki çocukla kişisel ilişki kurulması, tedbir nafakası davası ve birleşen karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince çocukla kişisel ilişki kurulması davasının, tedbir nafakası davasının ve birleşen karşılıklı boşanma davalarının kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince kesinleşen kadının boşanma davasındaki boşanma hükmü ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, sair yönlerden kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra karar verilmek üzere, kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince çocukla kişisel ilişki kurulması davasının, tedbir nafakası davasının ve birleşen karşılıklı boşanma davalarının kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında geçimsizlik olduğunu, bu nedenle erkeğin evden ayrıldığını ve kadının babanın ortak çocuklarla kişisel ilişki kurmasına engel olduğunu ileri sürerek ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasını talep ve dava etmiştir.
2.Davacı-davalı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde; kadının erkeği boşanmaktan vazgeçirmek için çocukları babaya göstermediğini, sık sık kavga ettiklerini, kadının erkeğe bağırıp hakaret ettiğini, baskı yaptığını, aşırı kıskanç davrandığını, erkeğin ailesi ile görüşmek istemediğini, erkeğin de ailesiyle görüşmesini istemediğini, tehdit ettiğini, çocuğu babasına karşı olumsuz etkilediğini ileri sürerek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı – davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; kadın hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin sebepsiz olarak evi terk ettiğini, çocukların düzenini yok sayarak istediği şekilde ve saatte çocuklar ile görüşmek istediğini, kadını tehdit ettiğini, aşağıladığını, hakaret ettiğini, ayrılık kararı aldıktan sonra eşyaların tamamını istediğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, her zaman kendisini haklı gördüğünü ileri sürerek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile ortak çocuk Mert yararına aylık 900,00 TL, Eylül yararına aylık 1.100,00 TL ve kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen davada cevap ve birleşen davada karşı dava dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin kadını arkadaş çevresinden uzak tuttuğunu, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunu, sürekli telefonla meşgul olduğunu, telefonun şifresini değiştirdiğini, telefonunu yanından ayırmadığını, eşini tehdit ettiğini, hor gördüğünü, aşağılayıp hakaret ettiğini, sevmediğini söylediğini, saygı göstermediğini, birlik görevlerini yerine getirmediğini, son iki ay boşanma konusunda psikolojik şiddet uyguladığını, son dönemlerde evi otel gibi kullandığını ileri sürerek birleşen davanın reddine, birleşen davaya karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilerek ortak çocuk Mert yararına aylık 900,00 TL, Eylül yararına aylık 1.100,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarih ve 2018/185 Esas, 2020/670 Karar sayılı kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatın devamı taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kıskanç davranışları olan kadının az, eşine hakaret eden, onunla alay eden, eve geç gelen, ilgisiz davranan, ihtiyaçları karşılamayan, sürekli telefonla zaman geçiren, yalan söyleyen, 11.11.2017 günü başka bir kadın ile otelde kalan ve evi terk eden erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile; her iki tarafın boşanma davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, asıl davanın kabulü ile ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilerek çocuklar ile baba arasında kararda belirtilen zamanlarda kişisel ilişki kurulmasına, asıl davaya karşı açılan karşı tedbir nafakası davasının kabulü ile her bir çocuk yararına ayrı ayrı aylık 350,00 TL tedbir nafakasının babadan alınarak velâyeten anneye verilmesine, birleşen davadaki boşanma kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren aynı miktar nafakanın iştirak nafakası olarak ödenmesine, kadın yönünden nafaka talebinin reddine ve kadın yararına 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili tarafından erkeğin çocukla kişisel ilişki ve boşanma davalarının kabulü, reddedilen nafakalar, tazminatlar ile nafakaların miktarı ve aleyhe hükmedilen vekâlet ücretleri yönlerinden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2022 tarih ve 2021/321 Esas, 2022/1186 Karar sayılı kararı ile, kararın kadının tedbir nafakası davası yönünden gerekçe ve değerlendirme içermediği ve çocukla kişisel ilişki kurulması davası yönünden de denetime elverişli karar bulunmadığı gerekçesi ile, kesinleşen kadının boşanma davasındaki boşanma hükmü ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti yönünden karar verilmesine yer olmadığına, sair yönlerden kararda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra karar verilmek üzere, kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, gönderme sebebine göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; evlilik birliğinin ortak hayatın devamı taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kıskanç davranışları olan kadının az, eşine hakaret eden, onunla alay eden, eve geç gelen, ilgisiz davranan, ihtiyaçları karşılamayan, sürekli telefonla zaman geçiren, yalan söyleyen, 11.11.2017 günü başka bir kadın ile otelde kalan ve evi terk eden erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile; asıl davanın kabulü ile ortak çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, asıl davaya karşı açılan tedbir nafakası davasının kabulü ile her bir çocuk yararına ayrı ayrı 350,00 TL olarak hükmedilen nafakanın karar tarihi itibariyle her bir çocuk yararına ayrı ayrı aylık 700,00 TL’ye yükseltilmesine, karşı dava yönünden kadın yararına aylık 700,00 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilerek çocuklar ile baba arasında kararda belirtilen zamanlarda kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yönünden daha önce belirlenen nafakanın karar tarihi itibariyle aylık 700,00 TL’ye yükseltilmesine ve kararın kesinleşmesinden sonra aynı miktar nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine ve kadın yararına 25.000 TL maddî, 25.000 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-davacı kadın vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadına az da olsa kusur yüklenmesinin doğru olmadığını, erkeğin davasının reddi gerektiğini ve tazminat ve nafaka miktarlarının az olduğunu belirterek erkeğin kişisel ilişki ve boşanma davasının kabulü, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile hükmedilen tazminatların, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarı yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları karşısında kadına kıskanç davrandığı kusurunun yüklenemeyeceği, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, erkeğin tam kusurlu olması nedeniyle erkeğin davasının reddine karar verilmesinin gerekeceği ancak kadının davasındaki boşanma hükmünün kesinleşmiş olması sebebiyle erkeğin davasının konusuz kalmış olduğu, erkeğin davasında haklılık durumuna göre kadın lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiği, kadının istinaf edilmeksizin kesinleşen boşanma davası hakkında yeniden boşanma hükmü kurulmasının doğru olmadığı, boşanma hükmünün kesinleşmesi ile sona ermiş olan tedbir nafakalarının İlk Derece Mahkemesinin son kararının tarihi itibariyle artırılmasının usul ve kanuna uygun olmadığı, çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakalarının ve kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatın miktarının az olduğu, boşanma davasında kişisel ilişki kurulmakla kişisel ilişkiye dair asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı ve dava açmakta haklı olan erkek lehine vekâlet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle; kadının erkeğin birleşen boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, iştirak nafakası ve tazminatların miktarı ile kadının kesinleşen boşanma davası hakkında yeniden hüküm kurulması, kişisel ilişkiye ilişkin asıl davada verilen kabul hükmü ve çocukların tedbir nafakasının bitiş tarihine yönelik istinaf taleplerinin kabulüne, kusurun yukarıda gösterilen şekilde düzeltilmesine, davalı – davacı kadının sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilerek; erkeğin asıl davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tedbir nafakası davasında ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, erkeğin boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin boşanma davasındaki yargılama giderlerinin erkeğe yükletilerek erkeğin davası için kadın yararına maktu vekâlet ücreti takdirine, kadının boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, çocukların her biri yararına aylık 350,00 TL tedbir nafakası ile Mert yararına aylık 900,00 TL ve Eylül yararına aylık 1.100,00 TL iştirak nafakasına ve 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğu tespitinin doğru olmadığını, erkeğin kusurlarının ispatlanmadığını, erkeğin sosyo ekonomik durumu dikkate alındığında tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyize başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, erkeğe yüklenen kusurlar İlk Derece Mahkemesinin birinci kararına karşı erkek tarafından istinafa başvurulmamak suretiyle kesinleşmiş olmakla, Bölge Adliye Mahkemesinde kadından çıkarılan “kıskanç davranma” kusurunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve kadın lehine hükmedilen tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve174 üncü maddesi. 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.