Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2023/747 E. 2023/1809 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/747
KARAR NO : 2023/1809
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının az olduğundan bahisle bu yönlerden bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, Mahkemece kadın lehine 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata, fazla talebin reddine ve ortak çocuk Emre lehine 1.000,00 TL Kerem lehine 2.000,00 TL iştirak nafakasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde, davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, ortak çocuklar Emre ve Kerem’in velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklardan Kerem için 2.000,00 TL ve Emre için 1.000,00 TL olmak üzere tedbir ve iştirak nafakasına faiziyle birlikte hükmedilmesine, 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata faiziyle beraber karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi ile ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli belirtilen kararı ile erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığını, davacıya yönelik aşağılayıcı ve onur kırıcı söylemlerinin olduğunu, davalının eve geç saatlerde geldiğini, zaman zaman gelmediğinin de olduğunu, eşinin haberi olmaksızın ortak haneye masaj yaptırmak üzere bir kadın getirerek ve yatak odasında masaj yaptırarak güven sarsıcı davranışta bulunduğunu, kadının ise eşinin ailesine karşı mesafeli davrandığını, ailece yemek yediklerinde yemeğe katılmadığını, davalının annesine karşı küçümseyici tavırda olduğunu belirterek erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile ortak çocuk Emre için yargılama esnasında hükmedilen aylık 500,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 750,00 TL’ye çıkartılmasına, 750,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, ortak çocuk Kerem için yargılama esnasında hükmedilen aylık 600,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle aylık 750,00 TL’ye çıkartılmasına, 750,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, kadın lehine 35.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli kararına karşı;
1. Davacı kadın vekili, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı, ziynet yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı erkek vekili hükmün tamamı yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli kararı ile kadına fiziksel şiddet uygulayan, aşağılayıcı ve onur kırıcı söylemlerde bulunan, eve geç saatlerde gelen, zaman zaman gelmeyen, kadının haberi olmaksızın ortak haneye masaj yaptırmak üzere kadın getirip yatak odasında masaj yaptırarak güven sarsıcı davranışta bulunan, kadını sosyal ortamlarda yalnız bırakan, ayrı yatakta yatan, ilgisiz olan kocanın ağır kusurlu, kocanın ailesine karşı mesafeli davranan, ailece yemek yediklerinde yemeğe katılmayan, kocanın annesine karşı küçümseyici tavırda bulunan, kocanın eşyalarını ütülettirmeyen, dolaplarına tıkıştıran, şehir dışına kardeşini ziyarete gittiğini haber vermeyen kadının az kusurlu olduğu belirtilerek tarafların istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, gerekçenin düzeltilmesine, kadın yararına İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminatların boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kocadan alınarak davacı kadına verilmesine sair istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden, davalı erkek tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemiz 27.06.2022 tarihli ilamında, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat ile ortak çocuklar Kerem ve Emre için hüküm altına alınan iştirak nafakaları küçüklerin ihtiyaçlarına nazaran az olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına, temyize konu sair yönlerden kararın onanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyulmakla, kadın lehine 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevî tazminatın boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, ortak çocuk Emre için aylık 1.000,00 TL, Kerem için aylık 2.000,00 TL iştirak nafakasının davalı kocadan alınarak çocuk yararına harcanmak üzere davacı kadına ödenmesine hükmedilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı kadın vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, tazminatların miktarı ve iştirak nafakasının miktarı yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi, tazminatlar ve iştirak nafakası yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafça açılan boşanma davasında kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakasının miktarı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 174 üncü, 182 nci, 327 nci, 328 nci, 329 uncu, 331 nci ve 330 uncu. 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevi tazminatlar azdır. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminatın miktarı yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,

2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin harcın istek halinde yatıran davacıya iadesine,

Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.