Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2015/13688 E. 2019/898 K. 13.02.2019 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 21:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13688
KARAR NO : 2019/898
KARAR TARİHİ : 13.02.2019

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm/Karar : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı ilamlarında da bahsedildiği üzere; sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, kolluk görevlilerinin 11.10.2012 tarihinde sanıktan 20 TL karşılığında 1 paket halinde 1 gram esrar satın almak suretiyle sanığın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu belirlemiş ve bu suça ilişkin delil elde etmiş oldukları halde; 13.10.2012 tarihlerinde sanıktan tekrar uyuşturucu madde satın aldıkları, kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyerek suçla ilgili delilleri elde etme olduğu; bu nedenlerle adli kolluk görevlileri tarafından sanıktan ikinci kez esrar alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım -satım"ın söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi;
2- Dosya içerisinde sanık hakkında CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneği getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilmeden hüküm kurulması,
3- Suç tarihi itibariyle örgütlü suçlar dışındaki diğer suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilmeyeceği ancak kolluk görevlisi “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili olarak, alıcı rolüne girerek sanıklardan uyuşturucu madde alabileceği, bu şekilde elde edilen delil gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olması halinde hukuka uygun olduğu, bu kapsamda işlem yapan gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorularak ve kolluk görevlisi olmalarının tespiti halinde gizli soruşturmacıların tanık olarak beyanları alındıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- İkinci ve üçüncü bozma sebeplerinin sonucuna göre ve sanığın beyanları da dikkate alınarak hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, 13.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.