Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2015/16427 E. 2016/1970 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16427
KARAR NO : 2016/1970
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

Mahkemesi :AĞIR Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipinin doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Olay tutanağında, hakkında daha önce uyuşturucu madde sattığı ve kullandığı yönünde istihbari duyumlar alınan sanığın, içinde bulunduğu aracın durdurulması üzerine, yeleğinin cebinde bulunan ve içinde 30 pakette net 0,1 ADB-FUBINACA içerir uyuşturucu madde bulunan sigara paketini aracın kaputu üzerine koymasından sonra ele geçirildiğinin belirtildiği; buna karşılık sanığın, üzerindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine kendisinin teslim ettiğini ifade ettiği dikkate alınarak; tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak dinlenmesi, kendilerinden suç konusu uyuşturucu maddeleri sanığın mı teslim ettiğinin ya da aracın kaput üzerine konulan sigara paketi içinde mi ele geçirildiğinin sorulması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi ve uyuşturucu maddeleri sanığın teslim ettiğinin anlaşılması halinde sanık hakkında etkin pişmanlığı nedeniyle TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Sanığın üzerinde ele geçirilen 105 TL paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin, şüpheden uzak ve kesin bir delil bulunmadığı gözetilmeden, iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
3- Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık müdafiinin salıverilme isteğinin reddine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.