YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1883
KARAR NO : 2015/691
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç :1) … hakkında uyuşturucu madde imali ve ticareti
2)… hakkında uyuşturucu madde ticareti
Hüküm :1)… hakkında uyuşturucu madde imal etme suçundan
beraat; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
2)… hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma
suçundan mahkûmiyet
2)… hakkında verilen hüküm yönünden bozma
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar müdafinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezaların süreleri dikkate alınarak, 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında “uyuşturucu madde imal etmek” suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde:
Dosyadaki delillere, mahkemenin gösterdiği gerekçe ile ulaştığı vicdanî kanıya göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık Tuncay hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü yönünden;
5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasında hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken, yalnızca hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü yönünden;
A) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/610- 2014/512 – 2013/841 – 2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu “hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş” olacağından, Anayasa’nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK’nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 289. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz.
Somut olayda, kardeşi olan diğer sanığın yönetiminde olup, sanık … yolcu olarak bulunduğu aracı gören kolluk güçlerinin, sanıklardan şüphelenmesi üzerine, CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adli arama kararı” alınmadan, Cumhuriyet savcısından alınan sözlü arama talimatı ile sanıkların üstlerinde ve bulundukları aracın bagajında yaptıkları hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddenin, “suçun maddi konusu” ve “suçun delili” olarak hukuku aykırı yöntemle elde edilmesi nedeniyle hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi;
B)Yapılan soruşturma kapsamında, sanığın … il merkezinde bulunan evinde, usulüne uygun olarak alınmış adli arama kararına dayanılarak yapılan 29/08/2008 tarihli arama sonucu, kül tablası içinde bir adet 3 cm boyunda beyaz kağıda sarılı esrar olabileceği değerlendirilen maddenin bulunduğu ve … Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetine 2008/488 sayı ile kaydedildiği anlaşılmakla; söz konusu maddenin nitelik yönünden uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre, dosyada mevcut diğer deliller ile birlikte sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 14/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.