Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2015/5265 E. 2016/6042 K. 22.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 31.12.2023 11:16
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5265
KARAR NO : 2016/6042
KARAR TARİHİ : 22.12.2016
Mahkeme : .Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yokluğunda verilen 03/02/2014 tarihli kararın, sanığın yerleşim yeri olarak beyan ettiği ve aşamalarda usulüne uygun tebligat yapılan ".... Köyü no:7 ..../...." adresi yerine, ".... Köyü no:15.../...." adresine 07/03/2014 tarihinde usulüne aykırı şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla; temyiz süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı ve dolayısı ile sanığın 14/04/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde:
1-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a)Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b)Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
Sanığın, hakkında "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin 18/06/2012 tarihli kararı, 17/07/2012 tarihinde bulunduğu ceza infaz kurumunda tebellüğ ettiği, söz konusu tedbirin infazı sırasında, sanığın ceza infaz kurumunda bulunup bulunmadığını araştırılmaksızın, yerleşim yerine gönderilen 22/10/2012 tarihli çağrı yazısının 08/11/2012 tarihinde aynı adreste muhkim babasına tebliğ edilmesine rağmen süresinde başvuru olmaması nedeniyle, infaz dosyasının kapatıldığı anlaşılmakla; mahkemesince, sanığın 2012 yılı içerisinde ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü olarak bulunduğu tarihlerin araştırılması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 22/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.