YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8273
KARAR NO : 2015/4603
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
Tebliğname No : 10 – 2015/68563
Mahkemesi : İSTANBUL 10. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi-Numarası : 20.01.2015 – 2015/15 esas ve 2015/20 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Hükme esas alınan ekspertiz raporunun aslı veya onaylı örneği getirtilmeden, onaysız fotokopisine dayanılarak hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
2-Ele geçen uyuşturucu paketleri üzerinden tespit edilen parmak izlerinin sanıktan alınacak parmak iziyle karşılaştırılması gerektiği gözetilmeden, 21.10.2008 tarihinde AFİS sistemine kaydedilen parmak iziyle yetinilerek düzenlenen uzmanlık raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
3-Suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği E.Y.hakkında 11.08.2014 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/161 esas, 2014/191 karar sayılı kararının verildiği, sanık A.. A..’ın 19.08.2014 tarihli eylemi nedeniyle de 11.12.2014 tarihli iddianame ile açılan dava üzerine İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/374 esas, 2015/133 sayılı kararının verildiği anlaşıldığından; anılan dava dosyalarının getirtilerek denetime imkan verecek şekilde incelenmesi, gerektiğinde birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin tek suç veya ayrı suç yada zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre hukukî durumun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
5-TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan “velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmesine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
6-20.01.2015 tarihli ara kararının gerek olmadığı halde gerekçeli karara eklenmesi suretiyle CMK’nın 232. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.