Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2015/9847 E. 2018/2260 K. 14.05.2018 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.12.2023 22:36
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9847
KARAR NO : 2018/2260
KARAR TARİHİ : 14.05.2018
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uluşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-29.11.2011 tarihli ... Grup Amirliğinin raporunda, sanık ... isimli şahsın ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde olduğu ve uyuşturucu maddeyi satmaya çalıştığı ihbarı üzerine sanığın evinde yapılan aramada toplam 39 adet beyaz çizgili kağıda sarılmış vaziyette ve kubar halde esrar maddesinin ele geçirildiği, sanık ...’ın, bu esrarın yarısının arkadaşı ...’a ait olduğunu belirtmesi ve ...’in de esrarın yarısının kendisine ait olduğunu kabul etmesi karşısında,... hakkında suçun vasfında yanılgıya düşülerek kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan denetimli serbestlik kararı verilmesi sanık ... hakkında indirime engel olmayacağından, sanık ... hakkında herhangi bir delil bulunmadığı aşamada, sanığın ele geçirilen maddelerin yarısının ...’e ait olduğunu beyan ederek ...’in suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
14.05.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.