YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1233
KARAR NO : 2016/4531
KARAR TARİHİ : 11.07.2016
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Dosya kapsamından;… Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, suç tarihi itibariyle sanık hakkında daha önce verilmiş kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan denetimli serbestlik tedbirinin var olduğu bildirilmiş olması ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca «Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılmaz.» hükmü de gözetilerek bu suçun daha önce verilmiş bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sırasında işleyip işlemediği, işlenmiş ise önceki tedbir kararına ilişkin belge ve temyiz denetimine imkan verecek şekilde dosya içine temin edilip konulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranılmamakta ısrar etmesi halinde hakkında kanu davası açılır” hükmü gözetildiğinde dosya kapsamına göre; sanığa … Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 20.07.2010 tarihli uyarı davetnamesi ile 10 gün içerisinde adı geçen müdürlüğe gelmesi konusunda ihtarda bulunulduğu; bu ihtardan sonra sanığın denetime devam ettiği sonra 22.02.2011 tarihinde ihtarsız olarak sanığa 20.03.2011 – 25.03.2011 tarihleri arasında randevusu olduğu bildirildiği ancak sanığın yasal sürede müracat etmemesi üzerine, sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtarat gönderilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın ilk ihtarata uymamasının, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta “ısrar” etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 11.07.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.