Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2016/2750 E. 2016/5721 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2750
KARAR NO : 2016/5721
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A)Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığa 27.09.2013 tarihinde tebliğ edilen hükmün, CMUK’nın 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık tarafından 11.07.2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B) Sanıklar …ve… hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
1- …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.10.2012 tarih ve 2012/425 ve 01.11.2012 tarih ve 2012/429 değişik iş numaralı kararları ile 5271 sayılı CMK’nın 139. maddesi gereğince verilen gizli soruşturmacı görevlendirme kararında sanıkların isminin bulunmaması, …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09.11.2012 tarih 2012/458 değişik iş nolu kararı ile Savunca Beldesi’nin değişik cadde ve sokaklarında satış yaptığı tespit edilen ancak kimlik bilgileri tespit edilemeyen şüpheliler hakkında CMK’nın 140. maddesi gereğince teknik araçlarla izleme kararı verilmesi talebinin reddedilmesi, 04.12.2012 tarihinde sanık …, 22.12.2012 tarihinde de sanık …’in işlenen suçlar açısından görüntülerinin bulunmaması ve sanıkların tutanak içeriğini kabul etmemesi karşısında;
CMK’nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin mümkün olmadığı, gizli soruşturmacının aynı zamanda kolluk görevlisi olması halinde görevlinin “suçu ve failini belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusundaki genel görevi kapsamında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmese de, uyuşturucu ticareti yapma suçu ile ilgili olarak delil toplayabileceği, gizli soruşturmacıların kolluk görevlisi olup olmadıklarının tespiti ile kolluk görevlisi iseler tanık olarak dinlenmeleri ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
2- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salverilmesine kadar, (2) numaralı fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi ve hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA,
05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.