Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2017/191 E. 2017/1903 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/191
KARAR NO : 2017/1903
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

Mahkeme : 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Temyiz incelemesi, sanık … müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle sanık … hakkında duruşmalı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Olay tarihinde, tanık …’nün .. plakalı aracıyla sanıkların bulunduğu ikamete geldiği, ikametin önünde sanık … ile bir süre görüştükten sonra aracıyla ayrıldığı, aracın kısa bir süre sonra kesintisiz takip sonucunda güvenlik güçlerince durdurulduğu, tanık Süleyman’ın 5 paket uyuşturucu maddeyi güvenlik güçlerine rızasıyla teslim ettiği, tanık Süleyman’ın aşamalardaki tüm beyanlarında olay günü kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık …’dan satın aldığını beyan ettiği ve sanık …’ı teşhis ettiği, güvenlik güçlerince sanık …’ten uyuşturucu madde satın aldığı görülen tanık … durdurulduğunu gören sanıkların evin arka penceresinden atlayarak kaçtıkları, sanık …’in kovalamaca sonucu yakalandığı, sanık …’in soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanık …’un uyuşturucu madde sattığını belirttiği, dosyadaki olay ve yakalama tutanakları, fotoğraf teşhis tutanağı ve tanık beyanından anlaşılmakla sanığın ikrar içeren beyanı suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım niteliğinde sayılamayacağı, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/b maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları ile sanık … müdafiinin duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılması ve yerlerine “Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 22.03.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı … … … katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Av. …’nun yokluğunda 30.03.2017 tarihinde, açık olarak okundu.