YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3702
KARAR NO : 2017/6442
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamanıa göre, sanığın yüzüne karşı verilen 11.03.2010 tarihli kararda kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren” yerine, yanıltıcı biçimde “tebliğ ya da tefhimden itibaren” başlayacağının belirtilmesi karşısında; mahkemece verilen 19.04.2011 tarihli mahkûmiyet hükmünün yok hükmünde olduğu, sanığın 26.04.2011 tarihli temyiz dilekçesinin 11.03.2010 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik olduğu kabul edilerek, asıl hükmün incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın olma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup, itiraz kanun yoluna tabi bulunması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.