Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2017/5374 E. 2019/5633 K. 22.10.2019 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 21:02
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5374
KARAR NO : 2019/5633
KARAR TARİHİ : 22.10.2019
İNCELENEN KARARLA
İLGİLİ BİLGİLER
Mahkeme : ANKARA 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderlerinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre; hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu dikkate alındığında, iddianame içeriğine göre, sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kamu davası açıldığı, sevk maddesinde de TCK’nın 188/3 maddesinin gösterildiği, ayrıca sanık müdafiinin de hazır bulunduğu 23/12/2013 tarihli duruşmada Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanık hakkında TCK'nın 188/3-4 maddesinin uygulanmasını talep ettikten sonra sanığın savunma yapması karşısında tebliğnamedeki ek savunma hakkı verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Ankara Adli Tıp Kurumu'nca suça konu uyuşturucu maddelerden alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1-Hüküm fıkrasının uyuşturucu maddelerin müsaderesine ilişkin bölümünde yer alan "Adli Emanetin 2013/11992 sırasında bulunan uyuşturucu maddenin" ibaresinden sonra gelmek üzere" ve Ankara Adli Tıp Kurumunca alınan şahit numunelerin" ibaresinin eklenmesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.