YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/58
KARAR NO : 2017/3628
KARAR TARİHİ : 06.06.2017
Mahkeme : 5. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda uygulama yapmak, bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurmak, bozma nedeni veya nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, hükümde değişiklik yapmak suretiyle verilen direnme kararı özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olduğu ve Mahkemece, Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 31/10/2016 tarih ve 2016/205 esas, 2016/5317 karar sayılı bozma kararına karşı direnildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması, suç tarihinden önceki ve sonraki yasaların karşılaştırılmasının yapılarak lehe yasanın belirlenmesi karşısında, karar, şeklen direnme gibi görünse de özde yeni karar niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin 20. Ceza Dairesi’ne ait olduğu kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün yapılan incelenmesinde:
Sanığın bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediği ve bu suç nedeni ile hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığının mahkemesince tespit edildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbiri sırasında 05/04/2013 ve 19/04/2013 tarihli raporlarda uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlal ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.