Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2017/7002 E. 2018/2448 K. 24.05.2018 T.
Yayınlanma Tarihi: 23.12.2023 22:44
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7002
KARAR NO : 2018/2448
KARAR TARİHİ : 24.05.2018
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti
yapma suçundan mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre
kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Duruşmalı temyiz inceleme talebinde bulunan sanık ... müdafiinin 02.05.2018 tarihli dilekçesi ile vekillikten istafa etmesi üzerine, istifa dilekçesinin ve duruşma gününün yöntemine uygun tebliğine rağmen sanığın müdafii göndermemesi nedeniyle, sanık hakkında inceleme duruşmasız olarak yapılmıştır.
A-)Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
Adli emanetin 2016/2743 sırasında kayıtlı hassas terazinin müsaderesi veya iadesi konusunda mahkemece her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
TCK'nın 188/3. maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmesine rağmen sanık hakkında TCK 188/3. maddesi uyarınca hükmedilen “5 gün” adli para cezasından aynı Kanun'un 188/4-a. maddesi uyarınca 1/2 artırım yapılırken sadece hapis cezasına hükmedilmesi nedeni ile tayin edilen cezasından TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılırken cezanın “5 gün” yerine, hesap hatası sonucu “4 gün” olarak belirlenmesi ve ardından 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sonuç adli para cezasının, “100 TL” yerine, hatalı şekilde “80 TL” olarak tespit edilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bendin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine "Sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine,
B-)Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün incelenmesinde :
İhbar, olay tutanağı içeriği, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırlarının üzerinde olması, sanığın uyuşturucu maddelerden esrar kullandığına dair beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Temyize konu 01/01/2016 suç tarihli eylemin, sanığın adli sicil kaydında yer alan 25/11/2015 suç tarihli eylemden dolayı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar tarihi olan 02/02/2016 tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA,
24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.